20 Ağustos 2009 Perşembe

Gelmesem...


“Gitsem gelmesem” dedim ya geçen gün…
Kafaya taktın, sanki biraz da şaşırdın; ”Olmaz” dedin.
Korkma benden, aslında her gün içimden geçeni söyledim.

Şu sıralar, nasıl bırakıp gitmeyi düşünmez ki insan?
Nasıl üzüldüğünü bile bile ayrılmak…

Açılımı açarken, feodal devlet yapısını konuşuyor medya.
Nasıl üzülmem…
Nasıl paramparça olmaz içim…

Kimlik kargaşası diye ortaya atılan saçma bir konudan sonra problem yaptılar bizim soyumuzu sopumuzu…
Çerkezi, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü, Lazı ile hep aynı topraklarda büyüdük biz.
Anadolunun bu zengin kültüründe yaşadık beraber kaç senedir…
Şimdi ayırıyorlar bizi dostum…

“Ne mutlu Türk’üm demek “ayrımcılık oluyormuş meğer dostum, yeni öğrendim nasıl üzülmem…
Nasıl üzülmem şehidimin kanını emmiş ,bebek katilinin sözlerini önemseyenler artık son zamanlarda popüler. İfadesine başvuruluyor açılımı açarken...
Ben ise zavallı, köşeye sıkışmış sessiz çoğunluğun içindeyim…
Nasıl üzülmem dostum…
Durup beklerken…

Duracağına, gitmek istersin arkana bakmadan…
Hınçla, hüzünle karışık duygularla…
Giderken unutmak…
Geçtiğin yolları unutup hiç dönmemek…
Gelmemek bir daha oralardan…
Dönmemek…
Doğmamak gibi bir şey.
Hiç yaşamamak…

Nasıl yaşarsın ki her gün ölürken?
Gitmek isterken…

Nasıl, söyle dostum?

2 yorum:

  1. Senin gibi hassas, sosyal sorumluluk duyguları hakim, atatürkçü, sevgi ve enerji dolu insanlara ihtiyacı varken bu ülkenin yaşayanlarının; Nereye dostum nereye, gene "olmazz" gene!

    YanıtlaSil
  2. Sağol dostum bu güzel sözlerin için.
    Ama gene de insan kendini mutsuz hissediyor savaşamayınca, eli kolu bağlı durunca.
    Sevgi tohumlarını içine ekiyor ve gitmek istiyor sessizliğinde...

    YanıtlaSil