Ruhunu hapsettiğin derin kuyularda konuşuyorsun.
Gözyaşlarını içine akıtıyorsun.
Kırgınlıklarını biriktiriyorsun…
Geceler soğuk geçiyor bu yüzden.
Uykuya kendini salıvermiyorsun seni korkuttuklarından.
Yalnız olmayı bu yüzden istemiyorsun.
Ama yaşanmışlıklarını düşününce, hep yalnızlığın pençesine düşüyorsun.
Şarkıların şu dizesine takılıp kalıyorsun hep gönül:
“Bulut geçti gözyaşlarım kaldı çimende…
Kimse bilmez…”
Böyle olunca da, deli gönlünü sığdıramıyorsun gündelik hayatın içine.
Sanki yaşamın tadını alamıyorsun.
Kokusuz, tadsız, tutsuz gibi yaşam…
Gel- git, git- gel, aynı evrenin içinde kavruluyorsun.
Ne yapsam ne etsem, seni bir yere sığdıramıyorum gönül.
Bekle, sana huzurlu bir yer bulmaya çalışıyorum...
30 Eylül 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder