öykü atölyesinde " korku" kelimesi için yazılmış kısa öykü..
Bir süre, kulaklarında yankılandı o yüksek ses…
Yardım isteyecekti ama dokunamadı telefonuna…
Sırtına bir el dokunuverecekmiş gibi tetikte yürümeye devam etti…
Yürürken arkasını yokluyordu bir odadan bir odaya girerken.
Bulunduğu mekan dar gelince, balkona attı kendini
Ama o yükseklik başını öyle bir döndürdü ki başı döndükçe delirdi.
İntiharı düşündü. Hatta az önce söylemişti konuştuğu kişiye…
Elleri zangır zangır titriyor, kalbi hızlı atıyordu.
Ağladı, bağırdı çok…
"Neden" diye haykırdı…
"Neden ben seçildim"…
"Neydi benim günahım"…
Sonraki günler, sakinleşmeye çalıştı.
Eski haline dönmeye çalıştıysa da ne zaman telefon çalsa, gene aynı korku sardı ruhunu.
Dolandırılma korkusu…
Kaçırılma korkusu…
Uykusunda, babası ona bağırıyordu…
Aynı onlar gibi.
Arka fonda siren sesleri…
Dediğini yapmasını söylüyordu, yapmadığında sonunun kötü olacağını söylüyordu…
Canının çok fena yanacağını…
Ahlaksız mıydı yoksa?
Suçlu muydu? Ya peki aptal?
Bunun gibi bir sürü soruya onu boğup, itaat altına almak istiyorlardı.
Konuşmasına, cevap verilmesine fırsat verilmiyordu. Sadece “hayır” diyebiliyor, ağlamaya devam ediyordu.
Kulaklarına bağırıyorlardı...
Her bağırış, tokat gibi yüzüne çarpıyordu.
Sabahları, yastığı ıslak, başı bir duman uyandığında sokağa çıkmaktan korktu bir süre.
İnsanlardan korktu.
Güven duymuyordu artık hiç kimseye…
Polisten bile korkar oldu.
Hukuk yolunda mücadele etmeye çalışırken o karanlık ilişkilerin batağına sürüklenmekten de korktu.
Beyni, geçmişe yolculuk yaptığında tekrar izini sürdü korkunun…
Korku, depremdi.
Damarlarında şiddet…
İçini alevlendiren nefret.
Korku ruhunu yokladığında, yaşadığı o ana “travma” dedi doktoru.
Her şeye yeni baştan başladı sonra…
Geçmişi geleceği, tüm olanları aklından sildi.
Birer birer attı kötü düşünceleri zihninden…
Kendini telkin etti.
Yaşamaya cesaretlendirdi.
Önce, kendini sevdi.
Ancak böyle korkuyu yendi.
Ama bu zafer, hiç de kolay kazanılmadı…
16 Ekim 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Öncelikle aramıza hoşgeldin Clementine, bu içinde barındırdığı korkuyla birlikte pek çok kişinin hayatında iz bırakan bir olaya değinen öykün gerçekten çok etkileyici ama neyseki sonuyla umut veriyor;)
YanıtlaSilSevgiler
Öykü Atölyesi - Dilek
Teşekkür ederim sizlerle tanışmak ne mutlu benim için. Gerçeklik payı bulunan yaşanmış bir korkuydu anlattığım. Yazmak konusunda, özellikle öykü yazmak konusunda pek iyi sayılmam.Beğendiğinize çok sevindim.
YanıtlaSil...bu zafer, hiç de kolay kazanılmazdı.
YanıtlaSildoğru :)