<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586</id><updated>2012-02-16T02:48:37.977-08:00</updated><category term='çocuk'/><category term='hayaller'/><category term='ben'/><category term='kendine öğüt'/><category term='kendinle'/><category term='bahar'/><category term='çocuk olmak'/><title type='text'>clémentine</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>37</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-7471658863491524736</id><published>2012-01-31T01:50:00.000-08:00</published><updated>2012-01-31T01:57:39.498-08:00</updated><title type='text'>Varsa yoksa "SEN"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wI4nakPaLuI/Tye6znZpwuI/AAAAAAAAAD0/N6iR8hrpwvo/s1600/DSC00740.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-wI4nakPaLuI/Tye6znZpwuI/AAAAAAAAAD0/N6iR8hrpwvo/s320/DSC00740.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5703732849000694498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı bir bahar geliyordu... Umutsuz  bulutları üzerinden üfleyen güneş, sanki sadece bana gülümsüyordu. Her sabah balkonuma gelen kuşlarıma fısıldadığım müjdemi, doğa çoktan duymuş olmalı ki ağaçlar yaprak yaprak kollarını açıp beni kucakladı. Çimenler, papatyalar ile güle oynaya çoğalıp yürüdüğüm yollarımı dokudular. Deniz, kıyılarına vuran çocuk seslerini duymayı ümitle, sessizce beklerken sen gelecektin ilk.&lt;br /&gt;Sen geleceksin diyeydi tüm hazırlıklar. Bir hayat doğuyordu hayatımın içinde. Bir can ortak oluyordu ömrüme. Daha önce hiç bahsi dahi geçmemiş efsaneydin, benim efsanem...Kelimelere sığmayan tarif edilemeyen mutluluktun. Öyle bir kıvılcımı ateşledin ki, yaşam seninle çoğaldı. &lt;br /&gt;Sen geliyordun. Gelmene az kalmıştı ama ben zamanı, sana göre ayarlayamıyordum. Her an içimden çıkıvercekmişsin gibi heyecanla yanıp tutuşuyordum. Nasıl heyecanlanmazdı ki insan, elimi karnıma koyduğum her an kalp sesini duyuyor, hareketlerini hissediyordum. Seni kollarıma alacağım,o mis gibi tenini tenime değdireceğim günler hasretimdi. Sıla özlemi ile bekliyordum seni.&lt;br /&gt;Beklediğim o tarih geldi. 26 Mart 2011. Ve “sen” geldin. Sen geldikten sonra tarih değişti, senden önce ve sonra diye hayatlar ikiye bölündü.Miladım oldun bebeğim. Herşey, yeniden ve en baştan seninle başladı.&lt;br /&gt;Sen gelince dünyalar benim oldu. Ömürümü sana adadım bebeğim.&lt;br /&gt;Sen geldikten sonra, ne o eski zaman,ne o eski ben vardım artık. Ben senle büyüdüm, yenilendim, anne oldum bebeğim.&lt;br /&gt;Üzerinden gözlerimi alamadığım,seni hep sevgiyle yoğurduğum ilahi bir aşk oldun. Birbirimize baktıkça aşkımız büyüdü, birbirimize benzer olduk. Doğduğunda lacivert olan gözlerin bile bana baka baka açık kahverengiye döndü. Sen benim uydum, ben ise senin dünyan oldum.   &lt;br /&gt;Doğduğundan bugüne, hiç değişmedi o annelik evhamlarım.Söyleyeceğim her güzel sözle nazar değmek endişesindeyim.Kötülük, sana erken uğramasın istiyorum, sana zarar gelmesin. Öyle korunmasızsın ki kıyamıyorum sana. Sen benim meleğimsin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıl ışıl merakla etrafa bakan gözlerin, hokka gibi burnun, kızları bile kıskandıracak güzel dudakların olmasaydı ve sahip olmayı çok arzuladığım oğlum olmasaydın gene anne yüreğimle çok severdim seni. Ay parçam, fidan boylumsun benim. Güleç yüzümsün. Doktorumuzun deyimiyle çok sosyal bebeksin. Hiperaktifsin, henüz altı aylık olsan bile birden ayağa kalkacak gücün var. Hareketlerini takip edemez haldeyim. Daha emeklemeye başlamadan elimi eline verdiğimde bana tutunup ayağa kalkıp adımlar atıyorsun. Sana bayılıyorum. Babana benzersen, bu gidişle dokuz ayda yürüyeceksin.Ya çıkardığın o seslere ne demeli... Seni “eee... eee...” diye sallayıp uyuturken,benden öğrenmiş olmalısın ki uykun başına vurduğunda eline emziği de alıp hadi beni uyut der gibi “eee...eee” diye yüksek sesle söylenmeye başlıyorsun. En son da  benim mam ma mam ma tekrarlarımdan sonra “ Mamma” demeyi öğrendin. Benim akıllı fındık kurdum. Güzel laftan ve kötü laftan da anlıyor ona göre mimik değiştiriyorsun.  Kötü giyinmiş güneş gözlüklülerden bir de sana bağırarak güya sevgi gösterisi yapanlardan pek hoşlanmıyorsun. Kollarını açıp ayaklarını pata pata diye hızlıca bisiklet  çevirir gibi vurmaya başladığında ise anlıyorum ki anne beni kucağına al diyorsun. Yokluğumu farkedince, en acı çığlığı basıp ağlamaya başlıyorsun. Yalnızlık, açlık bir de o kahrolası ateş olmasa hep mutlu, güleçsin. Her sabah günaydın ritüellerimiz var seninle. Aynaya bakıp günaydın şarkımızı söylüyor pencereden kuşlara, ağaçlara, insanlara, yolda kim varsa gördüğümüz günaydın demeyi ihmal etmiyoruz. Olayları, nesneleri sanki sen anlayacakmışsın gibi güzel güzel sebep ve sonuçlarıyla anlatıyorum. Hatırlıyorum da, yangına giden helikopteri sana en ince detayına kadar sakin sakin anlattığımda beni dinleyen komşumuz, bunun için çok küçük değil mi diye soru yönelttiğinde bile onun şaşkınlığına aldırmadan o da büyüyecek demiştim.&lt;br /&gt;Bazen konuşmasakta, tenimiz değdiğinde birbirimize kenetleniyor, çoğalan sevginle yaşama sevincimi perçinliyorsun. Sana bakınca, duruşunda, atikliğinde babanı gördüm, babanı çok sevdim. Ağlayışında, uykun geldiğinde gördüğüm bendim, kendimi sevdim. Gezmeyi seven anneannen gibiydin, tenin rahmetli dedenindi, hepsini seninle yeniden tek bir bedende sevdim. Benim paha biçilmez hazinem oldun bebeğim.&lt;br /&gt;Bundan altı sene önce anne olmayı düşünüyor musun diye soranlara, ters cevaplar verirken oysa sevgiden ne kadar fakirmişim, şimdi çok iyi anladım. Meğer seninle birlikte olmaya çok geç kalmışım. Şu an sen varsın ya, doya doya sanki hayatı hiç yaşamamış gibi yaşamalıyım. Kana kana içmeliyim sevgi pınarından, paraydı puldu işti; bu geçici heveslerden, hırslardan uzak olmalıyım.&lt;br /&gt;İçimdeki çocuğu da unutmadan anne olarak büyümeliyim. Seni de en iyi şekilde yetiştirmeliyim. Ben kendi defterimi artık kapattım, yeni bir defterden bembeyaz bir sayfa açtım. Şimdi bunları sadece sana yazıyorum. Bundan sonra, varsa yoksa her şey sensin.&lt;br /&gt;Rengin Karasu Pöğün  2011-09-30&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-7471658863491524736?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/7471658863491524736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2012/01/varsa-yoksa-sen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/7471658863491524736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/7471658863491524736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2012/01/varsa-yoksa-sen.html' title='Varsa yoksa &quot;SEN&quot;'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-wI4nakPaLuI/Tye6znZpwuI/AAAAAAAAAD0/N6iR8hrpwvo/s72-c/DSC00740.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-7416698131135149444</id><published>2011-02-11T04:02:00.000-08:00</published><updated>2011-02-17T05:16:26.767-08:00</updated><title type='text'>Yiğidim'e...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-BsIAObE86D4/TVUltpaKw6I/AAAAAAAAADo/GNABI1Di9no/s1600/yi%25C4%259Fidime.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 280px; height: 280px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-BsIAObE86D4/TVUltpaKw6I/AAAAAAAAADo/GNABI1Di9no/s320/yi%25C4%259Fidime.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5572401580080808866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sen bilmiyorsun ama ben senin ne zaman dünyaya geleceğini biliyorum.&lt;br /&gt;Çiçekler, gonca olmuş ağaç dallarında, yaprak  yaprak açılmayı heyecanla beklerken geleceksin.&lt;br /&gt;Kuşlar, neşeyle gökyüzüne kanat çırparken geleceksin.&lt;br /&gt;Güneş, bulutları unutup yüzünü bahara döndüğünde, deniz meltem sakinliğindeyken, geleceksin.&lt;br /&gt;Çimenler kaplayacak toprağı. &lt;br /&gt;Kelebekler dans edecek. &lt;br /&gt;Papatyalar aşkla filizlenirken geleceksin.&lt;br /&gt;Ve sen gelince, benzersiz bir mutluluk dolacak içime. &lt;br /&gt;Işığın, aşığın olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sen,&lt;br /&gt;Doğayla barışık ol diye&lt;br /&gt;Özgür ol diye.&lt;br /&gt;Mert ol diye.&lt;br /&gt;Dürüst ol.&lt;br /&gt;Kendin gibi ol diye.&lt;br /&gt;“Yiğit” koyuyorum adını.&lt;br /&gt;Benim bir tanecik bahar bebeğim.&lt;br /&gt;Bir başka baharı; seni bekliyorum  umutla  ve heyecanla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-7416698131135149444?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/7416698131135149444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2011/02/yigidime.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/7416698131135149444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/7416698131135149444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2011/02/yigidime.html' title='Yiğidim&apos;e...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-BsIAObE86D4/TVUltpaKw6I/AAAAAAAAADo/GNABI1Di9no/s72-c/yi%25C4%259Fidime.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-5552674633158876925</id><published>2010-11-29T06:27:00.000-08:00</published><updated>2010-11-29T06:28:15.155-08:00</updated><title type='text'>İLHAM</title><content type='html'>Gece, gözümden uyku akarken bir peri gelir, kelimelerini fısıldar kulağıma…&lt;br /&gt;Sonra bir müzik duyarım içimden, yazmaya başlarım.&lt;br /&gt;Bazen, rüyamda yakalar beni kıskıvrak. Sabahı zor ederim.&lt;br /&gt; Sabahın ilk ışıklarında, yeni doğan günle aydınlanır cümlelerim.&lt;br /&gt;Hiç karşılaşmayı beklemediğim bir yerde, sokakta yürürken, öyle normal seyrindeyken herşey, bir sese kulak veririm, bir yüzde hatıra bulurum. Hızlı çabuk gelir sözcükler, onları damıtarak akıtırım not defterime.&lt;br /&gt;Doğada yalnız başıma, kendi kendimi dinlerken, yahut derdimi paylaşırken denizle, o minik kediyle, yeşilliğin içinden prensim gelir beni kurtarmaya. Tanrısal bir aşk bulurum o gelince, bağlanırım hayata, yazmaya başlarım. &lt;br /&gt;Aklımın bir köşesinde biriktirdiğim, cümleye sokamadığın uçuşan sözcükler olur. Hizaya sokamazsın bir türlü. Onları bir düzene koymak çaba ister, arzu ister. Eyleme geçmek için bir işaret beklersin çoğu zaman. Bir nesneye takılırsın, ya da herhangi bir bakışa… Tahmin etmediğim zamanda, kaynağı belli olmayan bir yerden geliverir yaratıcı meleğim. Duygularımı, düşüncelerimi ilahi bir düzen içine sokar. Aklım, artık ona teslimdir. Dilim konuşmaz, elim yazar.&lt;br /&gt;O geldiğinde, aniden başka bir ben olurum. Yenilenir, farklılaşırım.  &lt;br /&gt;Bütün gözler, benim gözüm olur.&lt;br /&gt;Bütün seslere duyarlı olurum.&lt;br /&gt;Bütün sözler, benim kalbimden çıkar. &lt;br /&gt;Dünyayı, bir benim dilimden dinlersiniz.&lt;br /&gt;Renklendirir, şekil veririm düşüncelere… &lt;br /&gt;Duyguları bırakırım ardınızda.&lt;br /&gt;İzimi süremezsiniz.&lt;br /&gt;“İlham” dır artık benim adım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-5552674633158876925?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/5552674633158876925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/11/ilham.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/5552674633158876925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/5552674633158876925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/11/ilham.html' title='İLHAM'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-3877012574895116119</id><published>2010-09-22T07:34:00.000-07:00</published><updated>2010-09-22T07:35:34.393-07:00</updated><title type='text'>Fotoğrafta "sen"</title><content type='html'>Aynı mesafe…&lt;br /&gt;Hep aynı yoldan gidip geliyorsun, mesafeler değişmiyor.&lt;br /&gt;Aradan geçen zaman da sanki hep sabit.&lt;br /&gt;Zaman, aynı kaldığı yerde duruyor, geçmek bilmiyor. &lt;br /&gt;Oysa fark etmiyorsun, nakış gibi ağır ağır işliyor günleri… &lt;br /&gt;Saçın ağarıyor.&lt;br /&gt;Ellerin artık kuru, çatlak.&lt;br /&gt;Gözlerinin altı mor, yorgun.&lt;br /&gt;Bedenin yenik düşmüş, bitkin.&lt;br /&gt;Ve artık sona doğru ilerliyorsun.&lt;br /&gt;Gizlice tükeniyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardında,yalnızca hatırası olan yıllar kalıyor.&lt;br /&gt;Bir çerçeve içinde.&lt;br /&gt;Fotoğrafta&lt;br /&gt;Değişmemiş,&lt;br /&gt;O aynı, &lt;br /&gt;Eski ”sen” &lt;br /&gt;Öyle aynen duruyorsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-3877012574895116119?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/3877012574895116119/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/09/fotografta-sen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3877012574895116119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3877012574895116119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/09/fotografta-sen.html' title='Fotoğrafta &quot;sen&quot;'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-8663194063507092053</id><published>2010-09-03T05:04:00.000-07:00</published><updated>2010-09-03T05:05:40.824-07:00</updated><title type='text'>MÜJDE!</title><content type='html'>Küçük bir tılsım girdi içime.&lt;br /&gt;Beni  uykuya ve yemeğe düşkün bırakan…&lt;br /&gt;Halsiz ve bir o kadar sersem bırakan.&lt;br /&gt;Aklımı benden çalan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sudan dünyasının içinde, nefes alıp verişini duydum geçen gün&lt;br /&gt;Canımın içinde atan bir can...&lt;br /&gt;Öyle heyecanlandım ve mutlu oldum ki… &lt;br /&gt;Allah’ın bu mucizevi olayına şükürler ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müjdemi isterim.&lt;br /&gt;Artık anne oluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-8663194063507092053?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/8663194063507092053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/09/mujde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8663194063507092053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8663194063507092053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/09/mujde.html' title='MÜJDE!'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-149735793821296786</id><published>2010-06-13T13:02:00.000-07:00</published><updated>2010-08-17T05:44:14.062-07:00</updated><title type='text'>Aşkım'ın içinde...</title><content type='html'>Aşkımın kuytu köşelerinde küçük pencereleri var. &lt;br /&gt;Yuvarlak  yuvarlak...&lt;br /&gt;İçinden esen tatlı tatlı bir meltem var.&lt;br /&gt;Dokununca,  avucumu ısıtıyor sımsıcak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkımın izsiz yollarında, daha önce hiç görmediğim  oyun pencereleri var.&lt;br /&gt;Yuvarlak yuvarlak...&lt;br /&gt;Yakınına gelince, çocuk sesleri duyuluyor içinden.&lt;br /&gt;Hepsi mutlu, güleç,  oyun oynayan çocuklar…&lt;br /&gt;Açınca pencereyi, neşe, coşku soluk alıp veriyor kalbinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkımın yüzeyinde saydam parlak çemberleri var.&lt;br /&gt;Yuvarlak yuvarlak...&lt;br /&gt;Çevirdikçe parlayan.&lt;br /&gt;Döndükçe uçan.&lt;br /&gt;Kuşlar geçiyor çemberlerin içinden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-149735793821296786?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/149735793821296786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/06/askmn-icinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/149735793821296786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/149735793821296786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/06/askmn-icinde.html' title='Aşkım&apos;ın içinde...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2866739632263483199</id><published>2010-05-02T13:25:00.000-07:00</published><updated>2010-05-02T13:28:34.834-07:00</updated><title type='text'>Kimlik kartlarım</title><content type='html'>İçimde binbir çeşit bir ben var… Kimi zaman uysal, sakin, korkak.  Kimi zaman savaşçı, şiddet zırhlı bir ben var…  Şehvet düşkünü.  Masum. Arsız. Onurlu. Çingene…  Her gün öğrendiğim, bir başka kimliğim var.&lt;br /&gt;Bu sabah, makale okurken vakitsiz bir müzikle gerilen ve birden hayvana dönüşen bendim. &lt;br /&gt;Suçluyum.&lt;br /&gt;Korkaklığımdan yaptım.&lt;br /&gt;Ama gene de suçluyum. O çöpü kafana atan hain, bendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özür dilemeyi de bilip onurlu olmaya çalışan gene ben.&lt;br /&gt;Çok utandım.  Öyle sıkıldım ki kendimden. Nefes alışımı yavaşlatıp kendimi boğmak istedim.&lt;br /&gt; Vicdanım çok sızladı, ılık ılık kanlar aktı içimden.&lt;br /&gt;Pişman oldum. Tanrı’dan beni affetmesi için yalvardım. Bir daha böyle bir şey yapmayacağım için söz verdim. Korktum kendimden. Aklıma gelen tüm duaları okudum. İçimde hırlayan köpeği susturdum.&lt;br /&gt;Öyle bir anla kesişti ki bu durum, tekrar okumaya geri döndüğümde bir cümle beni öyle şaşırttı ki.&lt;br /&gt;Şöyle diyordu “ Olaylara anlam yükleyen, hayatınızı kalabalıklaştıran insanları yaratan sizlersiniz. Onların manevi, insanı niteliklerinden, eylem ve tepkilerinden siz sorumlusunuz.” &lt;br /&gt;Eğer bu cümleyi, olay gerçekleşmeden beş dakika önce okumuş olsaydım sanırım durumum çok farklı olacaktı. Bilincimi kaybetmeyecektim. Akıllıca hareket edebilecektim. &lt;br /&gt;Yalvarıp yakarışım, bu cümleyi okuduktan sonra bitti. Vicdanımı sorgulamam, başladı.&lt;br /&gt;Aynalara bakarken kendimle kaldım.&lt;br /&gt;Baş başa.&lt;br /&gt;Arınmaya çalıştım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2866739632263483199?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2866739632263483199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/05/kimlik-kartlarm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2866739632263483199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2866739632263483199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/05/kimlik-kartlarm.html' title='Kimlik kartlarım'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-4898906877736706931</id><published>2010-03-19T11:40:00.000-07:00</published><updated>2010-05-02T13:30:43.874-07:00</updated><title type='text'>Acı , kuru, tatsız... huzursuz...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Acı, kuru.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Boğazında bir yumruk hissedersin ya bazen...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yutkunamazsın ya hani...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Aynen öyle oluyorum kaç zamandır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Duvarları yumruklamak istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Avazım çıktığı kadar bağırmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ağzıma geleni hiç hesapsızca söylemek...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yapamıyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Biriktirip biriktip susuyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ağzımın içi tükürük oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yutkunamıyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kusmak istiyorum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Baş aşağı durursam belki kurturulum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kusarım, kurturulum bana saldığın kötü düşüncelerinden..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Baş aşağı durursam belki düşerim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Akarım sonsuzluğa...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Kavuşurum özgürlüğüme...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-4898906877736706931?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/4898906877736706931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/03/ac-kuru-tatsz-huzursuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4898906877736706931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4898906877736706931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/03/ac-kuru-tatsz-huzursuz.html' title='Acı , kuru, tatsız... huzursuz...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-6850322432827773126</id><published>2010-02-14T12:33:00.000-08:00</published><updated>2010-02-14T23:08:50.975-08:00</updated><title type='text'>Öfkeli yağmura mektup</title><content type='html'>Geçen yıl , biraz da dert yanarak ; “ Bir mektupla başladı, sevdalı bir yağmurla bitti” demiştim doğanın yağmura olan özlemi için. Ama ne yazık ki bitmemiş… Yağmur, kaç gündür sürüyor sayamıyorum , sayesinde günler de birer birer birbirine benzer oldular…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur, sanki bir deli, bir çılgın aşık gibi damlalarını akıtıyor acı acı… Daha akşamdan, dev gibi tepemde dikiliyor nöbetçi kara bulutları… Sabah, güneşi saklıyor benden, aklınca başrolü oynuyor. Artık yeterince haddini aştı. Kara sevdalı olmaktan çoktan çıktı bu yağmur. Öyle şiddetli ki hiçbir şeyi gözü görmüyor , öfkeli bir koca gibi yumrukluyor toprağı… Kırıyor kalpleri... Zavallı ağaçlar, boyun büküyorlar rüzgar ile ortak olan yağmura... Evler teslim ediyor kendilerini azgın sulara… Bir inme geliyor sanki şehrin beynine. Trafik, hayat, her şey alt üst oluyor. Sersem oluyoruz hepimiz. Bütün bunlara, yoksa sırılsıklam aşk mı dedin yağmur? Kandırma…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islak günler arttıkça sıkkın canların da sayısı çoğalıyor bunun farkında mısın? Aşk değil bu seninkisi, düpedüz savaş açmışsın insanlığa… Bir aslan gibi kükrüyorsun gökyüzünden. Son zamanlarda, insanlar, yeteri kadar elektrik yüklü olduğu halde, her seferinde öfkeyle oturup zararla kalkıyorsun. Kızgın gözlerinden yıldırımlar çakıyorsun. Yersizce, hesapsızca savuruyorsun… Korkumuzdan, saklanmaya çalışıyoruz senden. Ya evlerde ya ofislerde hapsoluyoruz, geriliyoruz haliyle. Gündelik yaşamın akışını değiştiriyorsun aniden. Hakkın var mıydı buna? Biliyorum öc alıyorsun bizden, küresel ısınmaya kulak vermediğimizden… Bu daha ne der gibi bir de bıyık altından gülüyorsun hain. Hoş görmüyorsun artık. Bu yüzden, yağmur, kusura bakma ama seninle küs kalıyoruz… Doğanın kalbini de kırdın. Benim de canımı artık sıktın yağmur. Yeter artık, git başımızdan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz güzel günler görelim ki sevelim seni yeniden. Ama şimdi, küsüm küs yağmur seninle… Konuşmam bir süreliğine… Bekleyelim , görelim bir bahar gelsin. Belki konuşurum keyfim yerine gelince…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-6850322432827773126?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/6850322432827773126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/02/ofkeli-yagmura-mektup.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6850322432827773126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6850322432827773126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/02/ofkeli-yagmura-mektup.html' title='Öfkeli yağmura mektup'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-8240328257318669818</id><published>2010-01-30T02:17:00.000-08:00</published><updated>2010-01-30T13:24:54.746-08:00</updated><title type='text'>Yol ve yolcu...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S2QIent3VOI/AAAAAAAAADQ/-XD3GdEnZvs/s1600-h/011a464ebeb488b0d0a3b9e77545f422%5B2%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432476372666111202" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 221px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S2QIent3VOI/AAAAAAAAADQ/-XD3GdEnZvs/s320/011a464ebeb488b0d0a3b9e77545f422%5B2%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Bu yazı, öykü atölyesindeki fotoğraf çalışması için yazılmıştır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;İki yamaç arasında, adını kimsenin bilmediği bir köy var çok uzakta ...&lt;br /&gt;O köyde kendi halince yaşayan iki kafadar...&lt;br /&gt;Bir bahar günü, karar verirler yola çıkmaya...&lt;br /&gt;Merak ederler çünkü öteki hayatları...&lt;br /&gt;Umutlarını ve hayallerini de yanlarına alıp bilmedikleri hayatlara yol alırlar bir sabah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağ yolu çetindir, engebelidir ama keyiflerine diyecek yoktur, pek aldırmazlar.&lt;br /&gt;Mis gibi temiz havayı içlerine çekerler, heyecan dolar içlerine.&lt;br /&gt;Yeni filizlenmiş bahar çiçeklerinin arasından geçerken, aslında doğayı yavaş yavaş terk ederler farketmeden...&lt;br /&gt;Köyden şehire inerken, neleri kaybedeceklerini asla kestiremezler.&lt;br /&gt;Neşe yerini hüzne bırakır öteki bahar. ..&lt;br /&gt;Çiçekler kurur, dökülür yaprakları birer birer, rüzgar alır götürür onları gene bir yol kenarına.&lt;br /&gt;Yolcular da kurumuş yapraklar gibi, nereye savrulduklarını bilmezler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmezler ki; yol, ömür törpüsüdür.&lt;br /&gt;Her bir viraj , engebe bir yaşam deneyimidir.&lt;br /&gt;Yol alırken, geride bıraktıklarının kıymetini bilmezsin.&lt;br /&gt;Hatıran kalır geride.&lt;br /&gt;İleriye gitmek isterken, mutluluğu yakınında göremeyecek kadar kördür artık yaşamlar...&lt;br /&gt;Bu yüzden, bırakıp gitmek hep kolay gelir insana.&lt;br /&gt;Yola çıkmak kolay gelir...&lt;br /&gt;Adına hırs ya da adına umut dediğin heves uğruna... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-8240328257318669818?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/8240328257318669818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/yol-ve-yolcu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8240328257318669818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8240328257318669818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/yol-ve-yolcu.html' title='Yol ve yolcu...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S2QIent3VOI/AAAAAAAAADQ/-XD3GdEnZvs/s72-c/011a464ebeb488b0d0a3b9e77545f422%5B2%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-1615324252617499071</id><published>2010-01-21T04:59:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T05:02:54.011-08:00</updated><title type='text'>Yoga Hikayem</title><content type='html'>Nerden çıktı bilmiyorum… İçimdeki bir ses bana fısıldadı bir ara; ”Artık hayallerin yok” dedi usulca… Hep geçmişle hesaplaştığımı,  bu yüzden de keyfimin kaçık olduğunu farkettim yine bir Cumartesi iş dönüşü…Kalabalıkların içinden bir ruh gibi gelip geçtim. Eve dönüş yolunda beni kendine yaklaştırdı o ruhani alnı kırmızı noktalı surat...&lt;br /&gt;Şimdi başlıyorduk oyuna, oyunun adı:YOGA.... Hem meraktan, hem iyi gelir ümidiyle iş çıkışı yogaya doğru atıyordum adımlarımı... Karanlık bir apartmanda ışığı bulmaya zorlanırken korku içimi dolduruyor,gazetede tecavüz haberleri aklımda merdivenleri çıkarken o ruhani güce sığınmak istiyordum boşluğumda...Bir annenin sıcacık kucağındaki bir bebek misali, benim başımı okşasın, beni dinlesin istiyordum ve sevgiyi,umudu içime aşılasın tekrar…Hep iyi olmayı aşılasın istiyordum...İnsan ne yapıyorsa yine kendine yapıyordu ...Yine kendine... Korkularımı da ben yaratmıştım. Stresi de...Tüm bunlardan sıyrılmak istiyordum... Karanlıkta arkamdan geldiğini bile farketmediğim bir adam belirdi kapıda, ışığı tam bulmuşken. O anda yine tecavüz sahneleri canlandı gözümde... Korkuyla karışık ince bir gülümseme. Ayakkabılar çıkarıldı sonra, içeri girdik. Tek başımaydım; bir ben bir de o adam. Korkularım, gene başıma saracakken bir kadın belirdi girişte. Paltonuzu çıkarın, biraz rahatlayın diyen bir ses...Anlaşılan farkettirmiştim o tedirginliğimi...Ama zırh gibi çıkarmadım paltomu...Hemen kapıdan bir sohbet edip kaçıverecek bir misafirdim. Ayaküstü uğradım diyemedim, şöyle beş dakikalığına... O bayan ve arkamdan beliren hoca bozuntusu, beni geniş bir odaya aldılar. Hiç sevmediğim o tütsü kokuları kapının girişinden odaya kadar çok yoğun bir hal almıştı. Elimi, tenimi koklamak istedim ama yapamadım ayıp olur düşüncesiyle...  Sanki temiz havayı almakta zorlanıyorum o ağırlığın içindeyken… Odaya girerken ilk dikkati çeken, bir mısır firavunun oturduğu bir tahta benzeyen ihtişamlı bir koltuk bulunuyordu. Gördüğüm alnı kırmızı noktalı teyzenin fotoğrafı vardı koltuğun üstüne,etrafında da çiçekler... Bir yanında mumlar ve o iğrenç tütsüler... Duvara asılı bir vücud şeması,dersimiz başlıyor...Vücudumuzdaki çakralar... Yerdeki yastıklara oturduk hoca ve ben. Muma bak,mumun ışığı ile zihnini temizle. Bu çakra bunu anlatır, diğeri bunu…Gözünü kapa, sol el sabit, sağ elle başına, boynuna, kalbine , dize sür ve bunları yaparken sürekli "ben saf bir ruhum" diye tekrarla…" Beni bağışla Allah'ım" beni bağışla anne de diyebilirsin tabi.&lt;br /&gt;Böyle bir yarım saat… Ama ben gözümü tam kapatamıyorum bir şey olur diye arada açıyorum bir de lanet olası makyaj artık gözümü kaşındırıyor ve yakıyor...Gözümü kaşıycam el sabit bir şey yapamıyorum...Neyse tam bitmesine yakın birkaç kişinin geldiğini görünce biraz rahatladım...Gözümü açtığımda, "Sağ mı sol mu tarafta bir sıcaklık bir serinlik hissettin?" sorusuna karşılık, “Sol” dedim, sol da bir serinlik vardı. Ama hoca sağ ve soldan önce gözümün yaşarmasına takıldı...basbaya ağlıyor gibiydim makyaj akmıştı...Hocaya göre iyi aydınlanmıştım... O saf ruh, senin en ince derinliklerine kadar işlemiş deyince "Yok, gözüme bir şey kaçtı, ondandır” dedim ama nafile..."İyi aydınlamışsın dedi" yine diğerlerine göstere göstere... Bende ise şaşkın, kara sulu gözler... Allah'ım güler misin ağlar mısın? Tövbe tövbe... Bir de üstüne aydınlanmış defterini çıkarıp isim soyad beni not etti, yetmedi telefon numaramı istedi.Telefon numaramı uydurup yazdım. Bir kitapçık tutuşturdular elime evde pratik yapayım diye... Ayakakkabılarımı aldım hemen.Yine bekleriz muhabbetlerinden sonra yine o karanlık merdivenlerden indim. Bu sefer korku yerine gülümseme kalmıştı yüzümde...Hatta bir kahkaha atmak istiyordum. Aydınlığımı paylaşmak... Ama o halimle kahkaha atsam, ancak bir cadıya benzeyebilirdim, hemen Kırçiçeğinin tuvaletine sığındım... Sonra normal hale dönüş...Hay alemsin Rengin! Vallahi de alem...Senden bir kitap olur...Vallahi de olur... Karamsarlık, üstümde bir bulut gibi çökmüşken, iki tütsü bir mum sayesinde bulutlarımı dağıtıp yeniden buluvermiştim neşemi :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki ne kadar kolaymış gülümsemek…&lt;br /&gt; Aklınla bin yaşa!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-1615324252617499071?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/1615324252617499071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/yoga-hikayem.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1615324252617499071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1615324252617499071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/yoga-hikayem.html' title='Yoga Hikayem'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2339304851832330153</id><published>2010-01-16T04:24:00.000-08:00</published><updated>2010-01-21T04:58:51.908-08:00</updated><title type='text'>Huzur...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S1GzzB2cLUI/AAAAAAAAADI/zfWeyxcS0uM/s1600-h/huzur7vt.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5427316715209633090" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S1GzzB2cLUI/AAAAAAAAADI/zfWeyxcS0uM/s320/huzur7vt.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Işıkları kapatmamışlar hala... Sahil, ateş böceği gibi bir yanıp sönüyor kimi zaman. Sokaklar sessiz uykusunda. Akşamdan kalma, soğuk, yalnız sabah ile güne başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatağımda olmam gereken bir saatte uyanıp sokakta beklerken sersemim aslında. Sessizlik ürkütüyor. Uyuz bir köpek yanımda servisi bekliyorum. Korku içime birşeyler fısıldarken, ezan sesi bölüyor sohbeti. Dalga dalga yayılıyor sokaklara Allah’ın kelamı. Hadi kalkın artık dercesine, yüksek sesle duyuruyor varlığını. Ekmek kokusu karışıyor sonra ezan sesine. Mis gibi... Sıcacık bir huzur yeşeriyor içimde. Varlığımı ve aslında güçlü olduğumu hissediyorum. Soğuk bedenimi kemirirken, umrumda olmuyor uyuz köpek, ne de o karabasanlar. Huzurla doluyorum, coşku fışkırıyor içimden. Huzur, benim en önemli, en saf silahım.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deli dolu hallerimle, mutluluğun kıymetini bilerek geçiriyorum günlerimi... Kafaya takmadan, hep güzel bir detay bulmaya çalışarak... Hayata güzel tarafından bakarak. Kendimi tutmadan yaşamaya çalışıyorum. Beğendim mi aldım, sevdim mi söyledim, istedim mi yaptım diyerek. Neşemi etrafa saçarak, kahkahalarıma bir yenisini ekleyerek biraz da çılgın halimle yaşıyorum hayatı. Korkmadan, huzurla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkmadan yaşarsın sen de eğer farkedersen.&lt;br /&gt;Kimbilir ne zaman ve nerde farkedersin?&lt;br /&gt;Huzuru hissedersin?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Belki bir ezan sesini duyduğunda...&lt;br /&gt;Belki taze ekmek kokusunu soluduğunda...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2339304851832330153?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2339304851832330153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/huzur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2339304851832330153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2339304851832330153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2010/01/huzur.html' title='Huzur...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/S1GzzB2cLUI/AAAAAAAAADI/zfWeyxcS0uM/s72-c/huzur7vt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-4821144168986186999</id><published>2009-11-26T00:08:00.000-08:00</published><updated>2009-11-28T12:29:09.096-08:00</updated><title type='text'>Çay ve simit...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sw44V6ij6RI/AAAAAAAAADA/k7unPyCHcJE/s1600/ilgitema.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408322151661168914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 173px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sw44V6ij6RI/AAAAAAAAADA/k7unPyCHcJE/s320/ilgitema.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Fotoğraf ve konu öykü atölyesinden alınmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ben, daha çok küçükken, ayranla başladı kardeşliği... Okulda okurken tenefüslerde, harçlığımla alabildiğim, karın doyurmanın en güzel yoluydu: “simit ve ayran” .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay içmeyen bir çocuk olarak büyütüldüğümden, uzun süre tadına varamamışım sıcak simidin ve çayın. Büyüdükten sonra keşfettim çayın tadını. Sabah erkenden işe gitmek için yollara düştüğüm vakit, soğukla yüzleştiğimde ilk, karnım buruluyor açlıktan. Çay istiyor canım, yanında simidiyle. Menü klasik; sıcak tavşan kanı çay, çıtır simit. Ne iyi gelir hem açlığına hem ısınmana. Kendine gelir insan. Kan gelir, can gelir işle güçle uğraşmaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzel, vapur arkasında otururken olur simit ve çayın kardeşliği. Aklında, hoş bir “an” bırakır.&lt;br /&gt;Bir ısırık simitten alırsın, çayla ıslatırsın. O keyif bir başkadır vapurdayken... Bir martı gelir yanına. Aç belli... Simidin bir ucundan koparıp atarsın suya, o kapar sen atarsın. Simit biter, dostluk biter. Martı, gözden kaybolur ... Çayın son demi yudumlanır hüzünle. İşte böyle varırsın karşı kıyıya... Ne zaman bir simit alıp vapura binsem, o martıyı arar gözlerim. Çayım kuru kuru gitmez simitsiz. Simidim de martılarla paylaşmadan bitmez, boğazımda kalır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostluktur; “çay ve simit”.&lt;br /&gt;Alçakgönüllü bir ikram.&lt;br /&gt;Aynı dilden konuşabilmektir, aynı ihtiyaca cevap verebilmektir.&lt;br /&gt;Ufacık şeyden mutlu olabilmektir.&lt;br /&gt;Sevgiyi paylaşmaktır...Bir bardak çay, bir simitle... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-4821144168986186999?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/4821144168986186999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/11/cay-ve-simit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4821144168986186999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4821144168986186999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/11/cay-ve-simit.html' title='Çay ve simit...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sw44V6ij6RI/AAAAAAAAADA/k7unPyCHcJE/s72-c/ilgitema.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-8184627076775897021</id><published>2009-11-13T07:34:00.000-08:00</published><updated>2009-11-26T00:23:37.160-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kendine öğüt'/><title type='text'>"Anı" yaşa!</title><content type='html'>Kahve falından çıkan insancıklar ürkütmesin seni.&lt;br /&gt;Laf olur, söz olur, dert olur endişesiyle engelleme kendini.&lt;br /&gt;Kötüye yorma hiç.&lt;br /&gt;Kendini sevdikçe, anı sevmeye çalıştıkça huzura kavuş.&lt;br /&gt;Bir şarkı tutturdun ya kendine bu sabah.&lt;br /&gt;Hatırlasana, ne güzeldi o eski şarkı;&lt;br /&gt;“ Ben sana neşe olup geleceğim…&lt;br /&gt;Sen kollarını açan gülsün, bekle sonbaharda geleceğim”&lt;br /&gt;İki gündür kükreyen güne aldırmadan, korkmadan söyledin.&lt;br /&gt;Sevgiyi içinde hissettin.&lt;br /&gt;Hatırla, ne güzeldi o “an”.&lt;br /&gt;Hep “anı” yaşat içinde.&lt;br /&gt;Ne geçmişle hesaplaş, ne gelecek korkusu ile yaşa.&lt;br /&gt;Birikmeden, biriktirmeden yaşa!&lt;br /&gt;Engellemeden…&lt;br /&gt;Hissederek yaşa!&lt;br /&gt;Küsme kendine!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-8184627076775897021?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/8184627076775897021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/11/anyasa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8184627076775897021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8184627076775897021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/11/anyasa.html' title='&quot;Anı&quot; yaşa!'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-260375218871285788</id><published>2009-10-16T06:10:00.000-07:00</published><updated>2009-10-16T23:39:42.467-07:00</updated><title type='text'>Korktuğunda...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:78%;"&gt;öykü atölyesinde " korku" kelimesi için yazılmış kısa öykü..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre, kulaklarında yankılandı o yüksek ses…&lt;br /&gt;Yardım isteyecekti ama dokunamadı telefonuna…&lt;br /&gt;Sırtına bir el dokunuverecekmiş gibi tetikte yürümeye devam etti…&lt;br /&gt;Yürürken arkasını yokluyordu bir odadan bir odaya girerken.&lt;br /&gt;Bulunduğu mekan dar gelince, balkona attı kendini&lt;br /&gt;Ama o yükseklik başını öyle bir döndürdü ki başı döndükçe delirdi.&lt;br /&gt;İntiharı düşündü. Hatta az önce söylemişti konuştuğu kişiye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elleri zangır zangır titriyor, kalbi hızlı atıyordu.&lt;br /&gt;Ağladı, bağırdı çok…&lt;br /&gt;"Neden" diye haykırdı…&lt;br /&gt;"Neden ben seçildim"…&lt;br /&gt;"Neydi benim günahım"…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki günler, sakinleşmeye çalıştı.&lt;br /&gt;Eski haline dönmeye çalıştıysa da ne zaman telefon çalsa, gene aynı korku sardı ruhunu.&lt;br /&gt;Dolandırılma korkusu…&lt;br /&gt;Kaçırılma korkusu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusunda, babası ona bağırıyordu…&lt;br /&gt;Aynı onlar gibi.&lt;br /&gt;Arka fonda siren sesleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediğini yapmasını söylüyordu, yapmadığında sonunun kötü olacağını söylüyordu…&lt;br /&gt;Canının çok fena yanacağını…&lt;br /&gt;Ahlaksız mıydı yoksa?&lt;br /&gt;Suçlu muydu? Ya peki aptal?&lt;br /&gt;Bunun gibi bir sürü soruya onu boğup, itaat altına almak istiyorlardı.&lt;br /&gt;Konuşmasına, cevap verilmesine fırsat verilmiyordu. Sadece “hayır” diyebiliyor, ağlamaya devam ediyordu.&lt;br /&gt;Kulaklarına bağırıyorlardı...&lt;br /&gt;Her bağırış, tokat gibi yüzüne çarpıyordu.&lt;br /&gt;Sabahları, yastığı ıslak, başı bir duman uyandığında sokağa çıkmaktan korktu bir süre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlardan korktu.&lt;br /&gt;Güven duymuyordu artık hiç kimseye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polisten bile korkar oldu.&lt;br /&gt;Hukuk yolunda mücadele etmeye çalışırken o karanlık ilişkilerin batağına sürüklenmekten de korktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyni, geçmişe yolculuk yaptığında tekrar izini sürdü korkunun…&lt;br /&gt;Korku, depremdi.&lt;br /&gt;Damarlarında şiddet…&lt;br /&gt;İçini alevlendiren nefret.&lt;br /&gt;Korku ruhunu yokladığında, yaşadığı o ana “travma” dedi doktoru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeye yeni baştan başladı sonra…&lt;br /&gt;Geçmişi geleceği, tüm olanları aklından sildi.&lt;br /&gt;Birer birer attı kötü düşünceleri zihninden…&lt;br /&gt;Kendini telkin etti.&lt;br /&gt;Yaşamaya cesaretlendirdi.&lt;br /&gt;Önce, kendini sevdi.&lt;br /&gt;Ancak böyle korkuyu yendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu zafer, hiç de kolay kazanılmadı…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-260375218871285788?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/260375218871285788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/10/korktugunda.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/260375218871285788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/260375218871285788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/10/korktugunda.html' title='Korktuğunda...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-3611209288532544298</id><published>2009-10-05T08:00:00.000-07:00</published><updated>2009-11-28T12:38:54.154-08:00</updated><title type='text'>İkisinin arasında bir yerde: kadın ve çocuk…</title><content type='html'>Dilek olay kaç sene olmuş daha dün gibi…&lt;br /&gt;Dört sene önce bu günlerde, bir telaş bir heyecan içerisindeydim…&lt;br /&gt;Yeni bir hayata o kadar az kalmıştı ki, şaşkındım…&lt;br /&gt;Bırakmak, ayrılmak zor geliyordu… Eskisi gibi olmayacaktı hayat…&lt;br /&gt;Kendi ayaklarımın üzerinde durabilsem bile ailemi bırakmak zor geldi. Hem de çok zor…&lt;br /&gt;Fakat şimdi parmak hesabımı yapıyorum, nasıl geçtiğini bile anlamadığım koskoca dört sene yitip gitmiş meğer benimle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya evine girdiğim gün yeni bir dünya kurmuşum kendime, bir yuvam olmuş…&lt;br /&gt;Sıcak, mutlu, huzur dolu…&lt;br /&gt;Güvenli bir sığınağım…&lt;br /&gt;Aşkım,&lt;br /&gt;Eşi bulunmaz sevdiğim.&lt;br /&gt;Benim nazar boncuğum.&lt;br /&gt;Neşem.&lt;br /&gt;Mutluluğum.&lt;br /&gt;Her şeyim olmuşsun sen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden sonra bir sınır çekmişim hayata.&lt;br /&gt;Miladım olmuş.&lt;br /&gt;Senden önce, senden sonra da diye ayrılmışım.&lt;br /&gt;Büyümüşüm.&lt;br /&gt;Genç kızlık sona ermiş..&lt;br /&gt;Senin dediğin gibi aşkım “tosuncuk” olmuşum :)&lt;br /&gt;Ama zaman, gene de hor görmedi içimdeki çocuğu, onu hep besledi, büyüttü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden ben senin gözünde hep çocuğum.&lt;br /&gt;Kendimce kadın.&lt;br /&gt;İkisinin arasında bir yerdeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilmedim yıllara…&lt;br /&gt;Eskimedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dip not: avuntu :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-3611209288532544298?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/3611209288532544298/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/10/ikisinin-arasnda-bir-yerde-kadn-ve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3611209288532544298'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3611209288532544298'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/10/ikisinin-arasnda-bir-yerde-kadn-ve.html' title='İkisinin arasında bir yerde: kadın ve çocuk…'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-1283940472646154573</id><published>2009-09-30T01:22:00.000-07:00</published><updated>2009-09-30T01:25:29.667-07:00</updated><title type='text'>Sığınamamak...</title><content type='html'>Ruhunu hapsettiğin derin kuyularda konuşuyorsun.&lt;br /&gt;Gözyaşlarını içine akıtıyorsun.&lt;br /&gt;Kırgınlıklarını biriktiriyorsun…&lt;br /&gt;Geceler soğuk geçiyor bu yüzden.&lt;br /&gt;Uykuya kendini salıvermiyorsun seni korkuttuklarından.&lt;br /&gt;Yalnız olmayı bu yüzden istemiyorsun.&lt;br /&gt;Ama yaşanmışlıklarını düşününce, hep yalnızlığın pençesine düşüyorsun.&lt;br /&gt;Şarkıların şu dizesine takılıp kalıyorsun hep gönül:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bulut geçti gözyaşlarım kaldı çimende…&lt;br /&gt;Kimse bilmez…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle olunca da, deli gönlünü sığdıramıyorsun gündelik hayatın içine.&lt;br /&gt;Sanki yaşamın tadını alamıyorsun.&lt;br /&gt;Kokusuz, tadsız, tutsuz gibi yaşam…&lt;br /&gt;Gel- git, git- gel, aynı evrenin içinde kavruluyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapsam ne etsem, seni bir yere sığdıramıyorum gönül.&lt;br /&gt;Bekle, sana huzurlu bir yer bulmaya çalışıyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-1283940472646154573?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/1283940472646154573/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/sgnamamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1283940472646154573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1283940472646154573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/sgnamamak.html' title='Sığınamamak...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2739149457606138374</id><published>2009-09-18T06:03:00.000-07:00</published><updated>2009-09-30T01:21:50.789-07:00</updated><title type='text'>Kendime gelirim...</title><content type='html'>Sabah, gözlerini ovuştururken uyanıyorum kaç gündür.&lt;br /&gt;Işığını göremeyince de gözlerimi açmak istemiyorum yeni başlayan güne.&lt;br /&gt;Öyle geceden kalma soğuk, ıslak, sevimsiz sabahla karşılaşınca, hele bir de üşüyerek kalkınca keyfim kaçıyor ister istemez.&lt;br /&gt;Sarhoş halde başlıyorum güne.&lt;br /&gt;Ayakta durmakta zorlanıyorum.&lt;br /&gt;Kahve ile ayılmaya çalışıyorum öğleye kadar.&lt;br /&gt;Öğlen olunca, eve gitsem de yatsam diye iş çıkışını iple çekiyorum.&lt;br /&gt;Mesai bitince, yorgun düşmüş olsam da nerden geldiği bilinmeyen bir enerji söz konusu.&lt;br /&gt;Şunu da mı yapsam, yok bunu da mı yapsam&lt;br /&gt;Gün biterken sormayın bir telaş, bir heyecan.&lt;br /&gt;Yetişme, yetiştirme kaygısı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden gün kısa, gecelerse uzun geliyor bana.&lt;br /&gt;Geceler uzun geliyor, uykular uzun…&lt;br /&gt;Yorulduğumu ancak gece, yatınca anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin koynuna bıraksam kendimi&lt;br /&gt;Dinlensem biraz, kavgamı etmem sabahla.&lt;br /&gt;Kendime gelirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2739149457606138374?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2739149457606138374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/kendime-gelirim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2739149457606138374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2739149457606138374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/kendime-gelirim.html' title='Kendime gelirim...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-9195787989427879614</id><published>2009-09-08T06:22:00.000-07:00</published><updated>2009-09-08T06:25:03.808-07:00</updated><title type='text'>Rüzgar olsam...</title><content type='html'>Rüzgar olsam yüzünü okşar, yanaklarından bir makas alır kaçardım.&lt;br /&gt;Teninde dolanır, kokunu içime çekerdim sessizce.&lt;br /&gt;Saçlarını dalgalandırırdım, sen kıyılarımda dolaşırken…&lt;br /&gt;Eteklerini havalandırırdım…&lt;br /&gt;Yüzün kızarırdı çocuk gibi.&lt;br /&gt;O sıcak nefesini nefesime çekerdim…&lt;br /&gt;Püfür püfür esip ateşini alır, seni kollarından sarardım…&lt;br /&gt;Hissettirmeden severdim seni…&lt;br /&gt;Üzmeden severdim.&lt;br /&gt;Sahiplenmeden…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim olmayacağını bile bile severdim seni.&lt;br /&gt;Doğaya duyduğun aşk, gizlice bağlardı sana beni…&lt;br /&gt;Sen de bunu fark etmezdin…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-9195787989427879614?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/9195787989427879614/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/ruzgar-olsam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/9195787989427879614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/9195787989427879614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/09/ruzgar-olsam.html' title='Rüzgar olsam...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-3880142512257940887</id><published>2009-08-31T07:14:00.001-07:00</published><updated>2009-08-31T07:16:38.783-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Babam gibi...</title><content type='html'>Babam gibiyim ben.&lt;br /&gt;İyisiyle kötüsüyle ne varsa ağzına geleni söyleyen.&lt;br /&gt;Gönlü, deli dolu olan.&lt;br /&gt;Bazen lafını hiç esirgemeden ulu orta konuşan.&lt;br /&gt;Haksızlığa hiç gelemeyen&lt;br /&gt;Hep mükemmelliği arayan…&lt;br /&gt;Aradıkça bulamayan, bu yüzden gerilen hep benim: BEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aceleci.&lt;br /&gt;Telaşlı.&lt;br /&gt;Ama içinde bir o kadar da sakin.&lt;br /&gt;Bir açsa içini, sevgisini kana kana akıtacak gönlünden.&lt;br /&gt;Öyle kırgınlıkları biriktirmiş ki içinde.&lt;br /&gt;Zamansız bir alev topu gibi çıkıyor öfkesi.&lt;br /&gt;Yakıp yıkıyor…&lt;br /&gt;Öfkesi dindiğinde kendini dinleyen,&lt;br /&gt;Dinledikçe kendine kızan gene benim: BEN&lt;br /&gt;“Ah biraz aklını başına alıp konuşsaydın tepen delik konuşmasaydın” diye hayıflanan gene benim: BEN.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başkası değil&lt;br /&gt;Babam da değil.&lt;br /&gt;Eskiden, yalnız babam böyle sanırdım.&lt;br /&gt;Ben, babam gibi olmuşum fark etmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevsem de sevmesem de atamam ki kendimi bu yüzden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-3880142512257940887?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/3880142512257940887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/babam-gibi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3880142512257940887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/3880142512257940887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/babam-gibi.html' title='Babam gibi...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-1985967730738798189</id><published>2009-08-20T07:54:00.001-07:00</published><updated>2009-08-31T07:28:05.934-07:00</updated><title type='text'>Gelmesem...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Spvd7EVI47I/AAAAAAAAACY/FWR17_Hdd20/s1600-h/yol+resmi+(15).jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376134587041244082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Spvd7EVI47I/AAAAAAAAACY/FWR17_Hdd20/s320/yol+resmi+(15).jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;“Gitsem gelmesem” dedim ya geçen gün…&lt;br /&gt;Kafaya taktın, sanki biraz da şaşırdın; ”Olmaz” dedin.&lt;br /&gt;Korkma benden, aslında her gün içimden geçeni söyledim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar, nasıl bırakıp gitmeyi düşünmez ki insan?&lt;br /&gt;Nasıl üzüldüğünü bile bile ayrılmak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılımı açarken, feodal devlet yapısını konuşuyor medya.&lt;br /&gt;Nasıl üzülmem…&lt;br /&gt;Nasıl paramparça olmaz içim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimlik kargaşası diye ortaya atılan saçma bir konudan sonra problem yaptılar bizim soyumuzu sopumuzu…&lt;br /&gt;Çerkezi, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü, Lazı ile hep aynı topraklarda büyüdük biz.&lt;br /&gt;Anadolunun bu zengin kültüründe yaşadık beraber kaç senedir…&lt;br /&gt;Şimdi ayırıyorlar bizi dostum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne mutlu Türk’üm demek “ayrımcılık oluyormuş meğer dostum, yeni öğrendim nasıl üzülmem…&lt;br /&gt;Nasıl üzülmem şehidimin kanını emmiş ,bebek katilinin sözlerini önemseyenler artık son zamanlarda popüler. İfadesine başvuruluyor açılımı açarken...&lt;br /&gt;Ben ise zavallı, köşeye sıkışmış sessiz çoğunluğun içindeyim…&lt;br /&gt;Nasıl üzülmem dostum…&lt;br /&gt;Durup beklerken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duracağına, gitmek istersin arkana bakmadan…&lt;br /&gt;Hınçla, hüzünle karışık duygularla…&lt;br /&gt;Giderken unutmak…&lt;br /&gt;Geçtiğin yolları unutup hiç dönmemek…&lt;br /&gt;Gelmemek bir daha oralardan…&lt;br /&gt;Dönmemek…&lt;br /&gt;Doğmamak gibi bir şey.&lt;br /&gt;Hiç yaşamamak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl yaşarsın ki her gün ölürken?&lt;br /&gt;Gitmek isterken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl, söyle dostum?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-1985967730738798189?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/1985967730738798189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/gelmesem.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1985967730738798189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1985967730738798189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/gelmesem.html' title='Gelmesem...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Spvd7EVI47I/AAAAAAAAACY/FWR17_Hdd20/s72-c/yol+resmi+(15).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-1565149450342206804</id><published>2009-08-11T12:55:00.000-07:00</published><updated>2009-08-11T14:04:10.160-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayaller'/><title type='text'>Bütün hayaller, çocuk mudur ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHUPIQ2ypI/AAAAAAAAACI/pFAO37haaGo/s1600-h/P1000480.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368805587183651474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHUPIQ2ypI/AAAAAAAAACI/pFAO37haaGo/s320/P1000480.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Alice’in yaşadığı harika ormanlardan geçtim. Heidi’nin koştuğu çayırlardan… Çocukluğumdaki ağaç ev hayalim, doğayla bütünleşirken yeniden canlandı.&lt;br /&gt;Koşmak istedim özgürce… Dilediğimce yaşamak istedim çok... Koşarken kanatlanmak... Özlemle doldu taştı içim... Öyle delicesine bir özlemdi ki bu; bedenin suya hasret çektiği gibi bir arzu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyi, o gündelik heyecanları, stresi bir yana bırakıp bir “ben”le kaldım o anlarda. Sessizliğe kulak verdim. Göğe uzanan ağaçlara bakarken, huzura açtım gönlümü... Çocuklar kadar gayesiz, şendim oradayken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavşanları yakalamaya çalıştım çocuk gibi. Ya o papatyalar… Bir kraliçenin doğaya armağan ettiği yıldızlar…Onları her gördüğümde, daha da bir heyecanlandım, bir tane koparıp ya saçıma ya ceketime taktım. O muhteşem parklarda takla atmaya çalıştım, yuvarlandım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün yeni bir yer görmenin heyecanı ile yattım, sabah sevinçle erkenden uyandım. Üç kafadar; Mert, eşim ve ben yollara döküldük…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masalların yaşadığı şehirler gezdim Avrupa’da.&lt;br /&gt;Hala prens ve prenses kokusunu hissettiğiniz şehirler… Aşkın koktuğu şehirler…&lt;br /&gt;Tarihini ve tabiatını bozmadan bir biblo gibi duruyordu kentler. Yıkılmamış kaleler içinde ne efsaneler saklıyordu. Medeniyet akıyordu şehirlerden , insanlar ise bizden çok farklı, bu şehirlerde gayet mutlu, huzurlu ve sakindi… Ne krizin etkisi, ne trafik, ne yaşam kaygısı, hiçbir dertleri yoktu sanki… Oradaki dünya, bizimkinden çok farklıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada, yaşamın tadı bir başkaydı. İnsanların, zenginliğin verdiği ferahlıkla, hayata karşı duruşları daha güçlüydü. Kendine güvenen, özgür belki de bencil… Ne derseniz deyin… Ama siz de eğer görseydiniz, öyle imrenirdiniz ki o şehirleri, o hayatları… Oradayken hayaller kurmadan gezemezdiniz. Kendinizi ya prenses ya da prens hissedebilirdiniz aslanlı yollardan geçerken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskandım çok… Neden ben bisiklete binemiyordum şehir trafiğindeyken, neden çalışma saatlerim böyleydi? Ya eğitim düzeyi?&lt;br /&gt;Hayat tarzlarımızın, bu kadar farklı olmasındaki uçurum neydi? Hep bunu sordum durdum kendime. Sordukça sustum, cevap alamadım. Ya da bildiğim cevaplarımı, üzülürüm diye kendimden sakladım. Bildiğim bilmediğim tüm soruları unutmaya karar verdim sonra ordan ayrılana dek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışmak nasıl ilk gün zor geldiyse, ayrılmak da zor geldi bana. O şen çocuğu bırakıyordum kırların ortasında. Ellerimde kaldı papatyaları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkana bakmak ne kadar zorsa ayrılırken, sana da bakamadım çocuk.&lt;br /&gt;Beni unut diye...&lt;br /&gt;Hayaller kurma diye...&lt;br /&gt;Gelicem diye umutlanma diye...&lt;br /&gt;Bakamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönünce, gene o karmaşaya, o yumak olmuş strese düşünce seni daha iyi anladım çocuk.&lt;br /&gt;Sıcak, o kavurucu sıcak tenime değerken hep seni düşündüm çocuk.&lt;br /&gt;Koşarken...&lt;br /&gt;Derin derin nefes alırken...&lt;br /&gt;Seni düşündüm çocuk.&lt;br /&gt;Döndüğümde alerji olsam da senden çocuk, olsun varsın yıldızların tozunu kaçırmışsın içime ...&lt;br /&gt;O kadar olsun, varsın...&lt;br /&gt;Sen, iyi ki varsın.&lt;br /&gt;Seni buldum çocuk.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-1565149450342206804?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/1565149450342206804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/hayaller-cocuk-mudur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1565149450342206804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/1565149450342206804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/08/hayaller-cocuk-mudur.html' title='Bütün hayaller, çocuk mudur ?'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHUPIQ2ypI/AAAAAAAAACI/pFAO37haaGo/s72-c/P1000480.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-4262423912690239682</id><published>2009-07-15T12:37:00.000-07:00</published><updated>2009-11-28T12:44:04.805-08:00</updated><title type='text'>Jackson gidince...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHcNBpiq0I/AAAAAAAAACQ/SrLCNl5gxLc/s1600-h/Jackson2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368814347141425986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 220px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHcNBpiq0I/AAAAAAAAACQ/SrLCNl5gxLc/s320/Jackson2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hiç düşündün mü onun yokluğunu?&lt;br /&gt;Peki, onunla geçirdiğin zamanın da artık kül olacağı hiç aklına gelmedi mi?&lt;br /&gt;Hüzünle sordum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Onu yokluğu; çocukluktan çıkıp gençliğe adım attığım zamanların müziklerini unutmak, o zamanları, dansları, eğlenceleri unutmak, yaşanmışlıkları kaybetmek demekti...&lt;br /&gt;O yüzden sordum hiç üzülmedin mi diye. Çocuğumuz, onu belki hiç bilmeyecek dedim içim sızlayarak...&lt;br /&gt;Tarih dedi.&lt;br /&gt;Tarih böyle yazılıyor hayatım...&lt;br /&gt;Biz daha dünyada yokken, hangi kahramanlar , artistler , sanatçılar vardı. Biz, onları ne kadar bilebildik söylesene...&lt;br /&gt;Haklıydı, o da tarihin yaldızlı sayfalarında yerini alacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir devir kapanıyordu ölümüyle.&lt;br /&gt;80’lerin o şahane eğlence devri...&lt;br /&gt;Güllük gülistanlık günler sona eriyor... Vatkalı bluzlar, pileli etekler...&lt;br /&gt;Renkli hayatlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırları kaldı ardında...&lt;br /&gt;Bir şarkıları kaldı geriye ölümsüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökte gördüm az önce onu ,o bir yıldız...&lt;br /&gt;Ayın üstünde dansediyor...&lt;br /&gt;Yalnız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:&lt;br /&gt;You’re not alone...&lt;br /&gt;I am here with you.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-4262423912690239682?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/4262423912690239682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/07/jackson-gidince.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4262423912690239682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4262423912690239682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/07/jackson-gidince.html' title='Jackson gidince...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SoHcNBpiq0I/AAAAAAAAACQ/SrLCNl5gxLc/s72-c/Jackson2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-524353508350666279</id><published>2009-06-02T05:20:00.000-07:00</published><updated>2009-06-02T05:41:35.891-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kendinle'/><title type='text'>Bumerang</title><content type='html'>Önce sen attın sanmıştım…&lt;br /&gt;Sert bir rüzgarla döne döne geliyordu üstüme.&lt;br /&gt;Yüzüme çarpacağını geç de olsa farkettim.&lt;br /&gt;Ellerimle yüzümü siper etmeyi düşünemedim bile.&lt;br /&gt;Tam kafamı çevirirken, burnuma değdi geçti…&lt;br /&gt;Yere düştü bumerang.&lt;br /&gt;Ayaklarımın ucuna.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerimi çıkardım saklandığı yerden, burnuma götürdüm&lt;br /&gt;Burnum kanıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sana baktım yeniden, sen yoktun.&lt;br /&gt;Aynadan yansıyan sen; bir başka “ben” miş meğer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bumerangı atan, asıl benim ellerimmiş…&lt;br /&gt;Nasıl da unutup kapıldım rüzgarına…&lt;br /&gt;Kötülük girdabına nasıl çektim kendi elimle kendimi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağ elimle atıyorum&lt;br /&gt;O bana hep soldan geliyor.&lt;br /&gt;Aniden.&lt;br /&gt;Döne döne...&lt;br /&gt;Bir bıçak gibi.&lt;br /&gt;İçime... içime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkmamalıyım.&lt;br /&gt;Korkutulmamalı…&lt;br /&gt;Düşmemeliyim.&lt;br /&gt;Düşürülmemeli…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cesaretlenip tutsa ya hadi beni ellerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerim nerdesin?&lt;br /&gt;Söyle, bumerangı atan sen değil misin?&lt;br /&gt;Benim meçhul katilim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-524353508350666279?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/524353508350666279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/06/bumerang.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/524353508350666279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/524353508350666279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/06/bumerang.html' title='Bumerang'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-8964310887848990226</id><published>2009-05-23T02:07:00.000-07:00</published><updated>2009-06-02T05:25:20.097-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahar'/><title type='text'>Bahar sarhoşu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShfOOi56HtI/AAAAAAAAACA/Q9pTp1A-Vlo/s1600-h/44942290ch4%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338962632554192594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShfOOi56HtI/AAAAAAAAACA/Q9pTp1A-Vlo/s320/44942290ch4%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yetişme kaygısının olmadığı bir güne şarkılarla başlarım.&lt;br /&gt;Hafif, buğulu bir müzik ruhumu okşar.&lt;br /&gt;O müzikle, rüyalarıma geri dönerim...Onları yeniden yaşarım...&lt;br /&gt;Kulağım müzikteyken, gökyüzüne kilitlenir gözlerim...&lt;br /&gt;Hayallerin kapılarını bir bir açarım...&lt;br /&gt;Gökyüzünün derinliklerinden bir martı uçup gelir balkonuma.&lt;br /&gt;Denizin haberini alırım martıdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahın ilk ışıklarında, çiçeklerimin arasında serçeler saklambaç oynar.&lt;br /&gt;Bahar cilveleşir tabiatla...&lt;br /&gt;Ağaçlar, şenlenir, çiçeklenir.&lt;br /&gt;Deniz, öfkesini bırakır, sakin huzur dolu olur.&lt;br /&gt;Güneş, tüm cazibesi üstündeyken selam verir güne.&lt;br /&gt;Güne başlayan herkese...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve insan, aşkla dolar...&lt;br /&gt;Aşka boyanır...&lt;br /&gt;Renklerin, seslerin sarhoşu olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen de dinle sadece.&lt;br /&gt;Duy... Güzel düşün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, seni de bir yerden bulacaktır.&lt;br /&gt;Kıskıvrak saracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkı da ki gibi “fly , fly away” durumu.&lt;br /&gt;Uçacaksın...&lt;br /&gt;Başın dönecek...&lt;br /&gt;Hepsi aşktan...&lt;br /&gt;Ne varsa başına gelen, bil ki aşktan...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-8964310887848990226?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/8964310887848990226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/bahar-sarhosu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8964310887848990226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8964310887848990226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/bahar-sarhosu.html' title='Bahar sarhoşu'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShfOOi56HtI/AAAAAAAAACA/Q9pTp1A-Vlo/s72-c/44942290ch4%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-6553243340647240845</id><published>2009-05-19T02:00:00.000-07:00</published><updated>2009-06-02T05:27:02.640-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><title type='text'>Ölümsüz aşk "çocuk"</title><content type='html'>&lt;p align="center"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShJ2_E1rYoI/AAAAAAAAAB4/gEoNNtwkEFA/s1600-h/Anne_Resimleri%2520(22)%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337459334390178434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShJ2_E1rYoI/AAAAAAAAAB4/gEoNNtwkEFA/s320/Anne_Resimleri%2520(22)%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Lülelerini, yumuk gözlerinin önüne düşürüp annesini aradı gene bu sabah.&lt;br /&gt;Minik adımlarıyla salona geldi.&lt;br /&gt;Annesini bulamayınca, şaşkınlıkla karışık bir hüzün çöktü pembe yanaklarına...&lt;br /&gt;Bulunduğu yerden, çıkardığı ufak tefek anlamsız sözcüklerle farkedilmeyi bekledi ilk.&lt;br /&gt;Olmadı...&lt;br /&gt;Sustu.&lt;br /&gt;Dinledi...&lt;br /&gt;Dikkatle dinledi.&lt;br /&gt;Sesleri takip etmeye başladı minik adımlarıyla...&lt;br /&gt;Sesler sonra kokulara karıştı...&lt;br /&gt;Ah o mis kokular...&lt;br /&gt;Karnı öyle acıkmıştı ki artık daha fazla yürüyecek hali kalmamıştı.&lt;br /&gt;Kokuları takip etti...&lt;br /&gt;Ve annesi...&lt;br /&gt;Şarkı söyleyip bir yandan yemek pişiren annesini görünce sevinçle “mamma” “mamma” diye seslendi.&lt;br /&gt;Ellerini çırptı mutluluktan ve o yine bildik nakaratı tekrarladı.&lt;br /&gt;“ mamma” “ mamma”&lt;br /&gt;“ mamma” “ mamma”&lt;br /&gt;“ anne” “ anne”&lt;br /&gt;Annesi gördü çocuğu. Kucağına aldı, onu öpüp okşadı. Karnını doyurdu güzelce.&lt;br /&gt;Sevgi yumağı oldular...&lt;br /&gt;Aralarındaki o ölümsüz aşk hiç bitmedi...&lt;br /&gt;Bir ömür boyu, çocuk, hep çocuk olarak kaldı... &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-6553243340647240845?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/6553243340647240845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/olumsuz-ask-cocuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6553243340647240845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6553243340647240845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/olumsuz-ask-cocuk.html' title='Ölümsüz aşk &quot;çocuk&quot;'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/ShJ2_E1rYoI/AAAAAAAAAB4/gEoNNtwkEFA/s72-c/Anne_Resimleri%2520(22)%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-235968130373611843</id><published>2009-05-12T08:11:00.000-07:00</published><updated>2009-05-23T02:13:57.553-07:00</updated><title type='text'>Annem'e...</title><content type='html'>Bence, seninle tamamen zıt karakterlerdeyiz.&lt;br /&gt;Sen; daha konuşkan, merak eden,soran, ben ise vantrilok.&lt;br /&gt;Sen, hep pratiksin, ben ise eli ağır.&lt;br /&gt;Sen, aklına geleni çekinmeden hemen söylüyorsun. Ne varmış utanacak, sakınacak.&lt;br /&gt;Ben ise hep yutkunan,sesi çıkmayan uslu çocuk.&lt;br /&gt;Hele kafana bir şey mi taktın, hiç onu büyütüp kahır etmezsin. O kötü halinden sıyrılmak, kapıyı çekip gitmek kadar kolay senin için. Oysa, senin gözünde ben, tam bir dert yuvası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günaşırı eğlencen, kağıtlarda şansı aramak. Gezmek, alışveriş yapmak en büyük tutkun. Hele beraber alışverişe çıkmak seninle, çok daha güzel ve zevkli. Sen benim moda editörüm, sabırlı yol arkadaşım... En güzeli bilen hep sensin annem. Bundandır sana sık sık ne giyeceğim diye akıl danışmalarım. Pronovias’ın 2009 koleksiyonunu benden önce farketmişsin. Tebrikler annem :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlü geniş derler ya hani öylesin. Darmıyorsun insanı. Ne zaman denk gelse dalgasını geçersin kahpe hayatla, bir anda kahkahanı patlatırsın. O anlar, kahkahaların arasından&lt;br /&gt;“Nazan, çok hoşsun” duyulur arkadaşlarından. Kardeşlerin en neşelisi, dostların bulunmaz enerjisi oluverirsin annem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yazık ki, bir tek, hayallerini biriktirememiş bu anne yüreğin.&lt;br /&gt;Kendine kalmamış hayalin. Ya biriktirmemiş ya da yetirememişsin...&lt;br /&gt;Sana en büyük hayalimi anlatmaya çalıştığımda, yazar olmak istediğimi söylemeye çalıştığımda da farkettim , hayallerin uzağında kalmışsın.&lt;br /&gt;Uzağında kalmışsın arzularının...&lt;br /&gt;Anneannem çizmiş yol haritanı. Evliliğin de buna en güzel örnek.&lt;br /&gt;Lise sonda nişanlanmış sonra ne olduğunu bilemeden evlendirilmişsin.&lt;br /&gt;Kendi seçimin değilmiş, seçme hakkını tanımamışlar başka isteklerinde de…&lt;br /&gt;O yüzden hiç yürekten inanmamışsın kendine, hiç hayallerine yer vermemişsin.&lt;br /&gt;Eskidenmiş onlar, çok eskide kalmış…&lt;br /&gt;Gözün sonradan açılmış ama bu sefer açıldığında gözlerini bağlamışlar...&lt;br /&gt;Avucunun içine bir dünya bırakılmış. Sınırları çizilmiş...Belli çok uzağında kalmışsın hayallerin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah annem…&lt;br /&gt;Ben, öyle olmamaya söz verdim annem. Hem senin, hem kendi adıma sözüm bu. Kimseye, eşime bile boyun eğmemeye, kaderimi başkalarının eline asla bırakmamaya söz verdim. Benim ölene dek sözüm bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimin bir ikinci hayat şansı var ki bu dünyada? Öyleyse, kendi mutluluğunu hiç hafife alma anne. Biliyorum, senin içinde ne cesur iş kadınları var, ama sen onlara fırsat vermeyi bile bilememişsin. Babamdan daha yatkın tüccar aklın var. Oysa aklını, sadece hani o bildik “akşam pazarlık”larında harcıyorsun, yazık… Halbuki, ne cevherler çıkar senden. Parlak fikirlerin gizli yaratıcısısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gücenme ama, en ufak bir şey söylesem- bak söylesem diyorum, anlatsam bile değil- soruyorsun, sordukça yine başka sorular geliyor arkasından. Hani afakanlar basar ya insana, o an, inan ben öyleyim senin karşında. Çünkü ben konuşmayı, hele hele öyle detaylı anlatmayı pek sevmem. Ama bunu bir türlü sana öğretemedim annem…&lt;br /&gt;Yazıyla anlaşsak- ki o da olmaz… Neyse ki sabırla cevaplarımı alıyorsun ama unutma geride sıkılgan bir can bırakıyorsun. Doğrusu, senin o önemli soruların, benim için boş sorgulamalarım…. Hadi artık ben büyüdüm, bunu kabul et. Artık, başka konulardan konuşalım. Mesela bana ne olmak istediğimi sor, hiç sormamışsın…Bu dünya üstüne hiç konuşmamışız, tartışmamışız sanki. Böyle bir akıl alışverişi olmamış aramızda. Sohbetlerimiz hep gündelik konuşmalar, evhamlar içermiş. Sadece tembihle, nasihatla sınırlı kalmasaydı keşke bana söylediklerin, aklıma akıl katsaydı. Başka düşüncelere de açık olmalıydı sohbetlerimiz… Gelecek hakkında, ilişkiler hakkında daha akılcı konuşabilseydik keşke… Biliyorum keşkeler işe yaramaz bundan sonra. Ben nerdeyse 30 yaşıma varıyorum, sense anneanne olacak yaşa gelmişsin. Genç bir anneanne adayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum belki bunları bu kadar açık söylemem gerekirdi. Seni kırabilirim... diye düşündüm de… Ama dedim sonra, anne yüreği geniştir affeder, şefkat doludur. Her zaman kollarını açık duracak bana ve çok iyi biliyorum ben yine o kollara sarıp sarmalanacağım. Benim eşi bulunmaz karşılıksız , saf sevgi yumağım… Bak yine bir gün , yine sana sığındım, eşi bulunmaz sevgim, sevgilim; annem… Bunları sana yazdım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bugün benim doğumgünüm…&lt;br /&gt;Yine sıcak bir Cumartesi gözlerimi açmışım dünyaya.&lt;br /&gt;Şimdi ise gözümü açtığım o parlak görünen dünya, bulutlarını salmış üstüme…&lt;br /&gt;Gözümü açsam güneşimi göremiyorum.&lt;br /&gt;Bulutlar mı saklamış güneşi veya o bir dağ arkasına saklanmış?&lt;br /&gt;Hangi çiçeğe gönül vermekte bilmiyorum…&lt;br /&gt;Yoksa en kötüsü, kara boyalar mı sürmüşler güneşimin üstüne?&lt;br /&gt;Işığı düştükçe, belli karası akıyor ruhuma…&lt;br /&gt;Kara, keder bırakıyor geriye…&lt;br /&gt;Kederin kalemiyle kaderin çiziliyor...&lt;br /&gt;Hayat, yine onun elinden çıkıyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an ,gözlerimi yumup anne karnındaki gibi mutlu ve huzurlu olmayı deniyorum.&lt;br /&gt;Kimseyi duymadan…&lt;br /&gt;Kimseyi görmeden…&lt;br /&gt;Yanımda bir annem benimle olsun yeter…”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-235968130373611843?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/235968130373611843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/anneme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/235968130373611843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/235968130373611843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/05/anneme.html' title='Annem&apos;e...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-6941295191184719887</id><published>2009-04-28T08:30:00.000-07:00</published><updated>2009-04-28T08:40:50.496-07:00</updated><title type='text'>Çakıl taşlarım...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sfcje-aPdvI/AAAAAAAAABw/J8Feel5rW5U/s1600-h/%C3%A7ak%C4%B1l.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329767699072382706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 143px; CURSOR: hand; HEIGHT: 107px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sfcje-aPdvI/AAAAAAAAABw/J8Feel5rW5U/s320/%C3%A7ak%C4%B1l.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eskilere gittim… Genç kızlıktan çıkıp olgunluğa adım attığım o yıllara…&lt;br /&gt;Üniversite yıllarına döndüm Sertab’ın o eski şarkısıyla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafamı boşaltmaya çalışırken şarkının o sözcükleri birikti içime, sonra yazıya döktü kendini…&lt;br /&gt;Ayrılıklarım geldi aklıma, ayrılışlarım…&lt;br /&gt;İşte bu yüzden her “vurulduk” dediğinde yalnızlığımı tekrar farkettim…&lt;br /&gt;Üzüldüm…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dost sandıklarım…&lt;br /&gt;Sevgili sandıklarım…&lt;br /&gt;Hiç ayrılmam dediğim canım insanlarım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya vefasızlıktan oldu ayrılık…&lt;br /&gt;Ya hasetlikten...&lt;br /&gt;Dönüşü olmayan en keskin ayrılık; ölüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Vurulduk ince ince…&lt;br /&gt;Ayrılıklara bölündük&lt;br /&gt;Farketmedik senelerce yalnızlıkla büyüdük”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar tekrar dinledim.&lt;br /&gt;Üzüldüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdükçe yalnızlaştık.&lt;br /&gt;Bölüne bölüne tekil olduk.&lt;br /&gt;Bir birey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüdün artık çocuk.&lt;br /&gt;Bir birey oldun.&lt;br /&gt;Ceplerinde çakıl taşları kaldı; hüzünlerin…&lt;br /&gt;Denize at şimdi onları.&lt;br /&gt;Bakalım ne kadar uzağına atacaksın?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-6941295191184719887?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/6941295191184719887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/cakl-taslarm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6941295191184719887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/6941295191184719887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/cakl-taslarm.html' title='Çakıl taşlarım...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sfcje-aPdvI/AAAAAAAAABw/J8Feel5rW5U/s72-c/%C3%A7ak%C4%B1l.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-445601504188647300</id><published>2009-04-14T10:06:00.000-07:00</published><updated>2009-04-25T02:16:56.179-07:00</updated><title type='text'>Bir derdim var benim...</title><content type='html'>Bahar, niye beni aldattın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir derdin mi vardı benimle?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa sana nasıl sevgimi anlatmıştım güneş yüzünü gördüğümde...&lt;br /&gt;Yüzümde güller açmıştı.&lt;br /&gt;Nasıl da şarkılar söylemiştim deniz kenarında...&lt;br /&gt;Güneş batımında denizin o büyülü dansına tanıklık etmiştim.&lt;br /&gt;Biliyordum; artık yağmur getiren bulutlar başka dağların arkasındaydı...&lt;br /&gt;Ağaçlar sevinçten çiçek açıyordu.&lt;br /&gt;Çocuklar, mutluluklarını gökyüzü ile paylaşıyordu uçurtmalarıyla...&lt;br /&gt;Yelkenlerini açıyordu denizciler...&lt;br /&gt;Tüm bunları, hiç görmeyecek kadar kör müydün?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neydi bana olan garezin?&lt;br /&gt;Anlamadım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha dün, hava yirmibeş derece sıcaklıktayken tirtir tirtedim yüksek ateşten.&lt;br /&gt;Başım, kemiklerim, her yerim ağrıyordu.&lt;br /&gt;Şiddetli ağrıdan yatarken başımı sıkıyordum.&lt;br /&gt;Hatırladıklarım kafamı zorluyor, anları çabuk unutuyordum.&lt;br /&gt;Üşüme, terleme seansları, geceleri beni yanlız bırakmadı.&lt;br /&gt;Şimdi geriye solgun bir yüz bıraktın.&lt;br /&gt;Keyifsizim, umut dalım sanki kırılmış gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa sen gene, şaka gibi, yağmurlarını sürdün yine gökyüze...&lt;br /&gt;Bir derdin mi var anlamadım...&lt;br /&gt;Kimle derdin yahu senin?&lt;br /&gt;Benimleyse sorunun, sağol, ben kendi hesabıma düşeni ödüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakamdan düş artık ateş!&lt;br /&gt;Seni bir daha istemiyorum!&lt;br /&gt;Çok şükür, artık iyileşiyorum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meydan okuyorum sana bahar.&lt;br /&gt;Ben geliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-445601504188647300?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/445601504188647300/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/bir-derdim-var-benim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/445601504188647300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/445601504188647300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/bir-derdim-var-benim.html' title='Bir derdim var benim...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2604944577916896601</id><published>2009-04-11T01:39:00.000-07:00</published><updated>2009-04-25T02:49:31.600-07:00</updated><title type='text'>7 notaya 7 renk indi gökkuşağından...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SfLciGRNu5I/AAAAAAAAABo/ZzTIpySFSQw/s1600-h/rainbow_elam_1_closeup%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328563787489196946" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SfLciGRNu5I/AAAAAAAAABo/ZzTIpySFSQw/s320/rainbow_elam_1_closeup%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;DO:&lt;br /&gt;Akşamdan kalan kırmızı bir gül şifonyerin üstünde…Bir not iliştirilmiş yanına…Kısa, kesik bir son: “elveda”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RE:&lt;br /&gt;Bahar , yeşile boyamıştı dağın eteklerini…ve yeşil, can bulmuştu filizle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mİ:&lt;br /&gt;Göğe bakıp gülümsedikçe güneşin rengi yansıdı yaprağına…Sevinçle sarı sarı açıldı ayçiçeği sabahın ilk ışıklarında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FA:&lt;br /&gt;Huzura doğru yolculuk turkuaz denizlerde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOL:&lt;br /&gt;Bulutlarından sıyrılmış masmavi gökyüzünde ufuklara kanat çırpıyordu martı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LA:&lt;br /&gt;Mor bir gecelik üstünde, cazibesini de yanına almış aşkını bekliyordu gecenin büyüsünde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sİ:&lt;br /&gt;Neşeli turuncu bir kelebek, çiçek sanıp kondu küçük kızın lülelerine…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2604944577916896601?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2604944577916896601/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/7-notaya-7-renk-indi-gokkusagndan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2604944577916896601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2604944577916896601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/7-notaya-7-renk-indi-gokkusagndan.html' title='7 notaya 7 renk indi gökkuşağından...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SfLciGRNu5I/AAAAAAAAABo/ZzTIpySFSQw/s72-c/rainbow_elam_1_closeup%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-10560649863597915</id><published>2009-04-11T01:19:00.000-07:00</published><updated>2010-11-03T01:36:25.958-07:00</updated><title type='text'>Yakamoz</title><content type='html'>Denizlere sorarsan, sana beni anlatırlar...&lt;br /&gt;İyi dinlersen eğer, hüzünlü gözlerimden akıttığım sırlarımı sana fısıldarlar.&lt;br /&gt;Kimbilir yine bir günbatımında, vapurun arkasından koşan martının kanadına binmişimdir deli gönlümden...&lt;br /&gt;Kıyıya vuran dalgalar, beni düşten gerçeğe sürüklerler...&lt;br /&gt;Hafif ürperirim rüzgarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yaz akşamı, meltem okşar dalga dalga saçlarımı...&lt;br /&gt;Gelir öper yanaklarımdan.&lt;br /&gt;Soludukça denizi, canlanır bedenim...&lt;br /&gt;Durulanır ruhum...&lt;br /&gt;Özlemlerim birikir içimde...&lt;br /&gt;Hep ufka hasretlik çekerim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bulmak istersen beni, ufka bak bir gece.&lt;br /&gt;Denize yansıyacak ışığım...&lt;br /&gt;Gemilerin kuyruklu yıldızı olacağım.&lt;br /&gt;Gözlerimle, aşkın imzasını atacağım pırıl pırıl denizlere...&lt;br /&gt;Görürsen, hatırlayacaksın...&lt;br /&gt;Hani, o senin hep yanıp sönen ateş böceğin.&lt;br /&gt;Adını şimdi yakamoz koymuşlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-10560649863597915?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/10560649863597915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/yakamoz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/10560649863597915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/10560649863597915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/04/yakamoz.html' title='Yakamoz'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-5646707933830325273</id><published>2009-03-19T13:45:00.000-07:00</published><updated>2009-03-19T14:12:22.335-07:00</updated><title type='text'>"Hoş"</title><content type='html'>Manyak keyifliyim bugün.&lt;br /&gt;Dün gece ilk kez erken uyuduğumdan sanırım. Gerçi biraz kafama yumruk yemiş halim vardı. Sabahın ilk saatlerinde kelimeleri yutulması zor bir lokma gibi yuvarladıkça yuvarlıyor çıka çıka ağzımdan anlamsız ,devrik, akıl-mantık ilişkisi olmayan cümleler üretiyordum. Neyse ki daha fazla ileri gitmeden, keskin bir kahve ile kendime geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani denir ya “ay bu hoş olmuş biraz” diye. Aynı “hoş” luk, “boş”luktan mıydı, yoksa delilikten miydi çözemedim... Deliliğe vurdum herşeyi öyle idare ettim. Desenli çorap uğruna giydiğim bol yırtmaçlı eteğim, bir de altına geçirdiğim sivri burunlu parlak çizmelerim enerjimi doruklarına çıkardı sanki. Öyle güçlü, öyle havalı hissettim ki kendimi. Bugün, en beğendiğim artisti görsem aldırmayacak, sallına sallına yanından geçip kendime baktırtacaktım. İddialıydım. İşimde de olağan dışı bir durum yoktu aslında, ama ben tempoyu hep yüksek tuttum. Keyfimin kaçacağını hissettiğim en ufak bir içsıkıntısında hemen bir müzik sesi açtım. Son ses, tek kulak dinle babam dinle... Mümkün olduğunca cinayet, katliam, yoğun politika içeren haberleri okumadan teğet geçtim. Belli başlı yazarları okuyup zamanı kendime ayırdım, iyi de yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baharı bekliyorum her gün. Fakat bahar, bir türlü gelmek istemiyor. Neden bilmiyorum bir derdimi var. Ama kimin ne derdi varsa, benim ne derdim varsa attım bugün üstümden. Kendi zevklerime önem verdim. İşten fırsat bulup her an Ooze Venueye gidip kafa sallayabilir ya da yamaç paraşütü yapmak için Kelebek vadisine gidebilirdim. Yapacaklarımı saysam bitmez, daha ne hayaller, ne hayaller... Ayaklarım bir türlü yere basmadı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık buna kendini beğenmişlik mi deyin, kendine güven mi ne derseniz deyin. Kendimi mutlu etme sanatıydı yaptıklarım. Saçımı gözümü sevdim bugün. En çok kendim olmayı sevdim. Bir günlüğüne de olsa dünyaya başka bir pencereden bakmayı becerebildim. Olamazların değil olabilirlerin dünyasından.Olumsuzluklara bir set çektim. O taşkın sular, beni boğacaktı az kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş bu enerjimin pili bitiyor. Gecenin ağırlığı üzerime çökerken bedenimin yorgunluğunu hissediyorum. Ama inatla pijamalarımı, pofidik terliklerimi giymedim. Uyumucam... Gece, beni uyutamazsın, senin olmak istemiyorum. Hele bir de cim-bom yeniyorken asla uyumam ben... Gözlerimi yummam. Anlaştık mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-5646707933830325273?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/5646707933830325273/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/hos.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/5646707933830325273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/5646707933830325273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/hos.html' title='&quot;Hoş&quot;'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-8441441972706146378</id><published>2009-03-17T07:10:00.000-07:00</published><updated>2009-04-11T01:31:11.092-07:00</updated><title type='text'>Kumru...</title><content type='html'>Güneşin yüzünü göremediğim bugün, penceremin kenarına geldi ürkekçe.&lt;br /&gt;Öyle duruyor donuk gözlerle…&lt;br /&gt;Korkunun gözleriyle bana bakıyor...&lt;br /&gt;Ben o gözleri daha önce görmüştüm…&lt;br /&gt;Tüylerini kabartıp ısınmaya çalışıyor acemi bir telaşla.&lt;br /&gt;Biraz sonra öfkesinden yeri göğü inletecek buluta, kanatlarını siper etmiş vücuduna.&lt;br /&gt;O, öyle korunmasız, öyle cılız ki gücü yetmez savaşmaya…&lt;br /&gt;Doğaya kafa tutmayı başarabilir mi hiç bir kumru?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gerçek var ki; kazanan, hep göğün zaferi olur.&lt;br /&gt;Yenilen; kumru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekmek arası, asıl afiyetle yenilen ise, İzmir’in kumrusu olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilmeye her zaman mahkum olmuş.&lt;br /&gt;Onun adı; “kumru”…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-8441441972706146378?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/8441441972706146378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/kumru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8441441972706146378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/8441441972706146378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/kumru.html' title='Kumru...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-4614256144134091747</id><published>2009-03-17T06:23:00.000-07:00</published><updated>2009-03-18T01:35:56.482-07:00</updated><title type='text'>Git kendini çok öldürmeden...</title><content type='html'>Bu sabah, kapkara bulutların arasından saklambaç oynayan, arada bir göz kırpan güneşle güne başlıyorum. Deniz, fırtına öncesi sakinliğinde... Ama ağaçlara boyun eğdiren, kuşları bir o yana bir bu yana savuran o sarhoş rüzgar, kötü günün habercisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltımı yapmaya çalışıyorum bir yandan, ağzımda gevelediğim bir ekmek parçası. Kulağım televizyonda haberlerde, önümde gazetem duruyor. Şehit haberleri hem televizyonda hem yanıbaşımda duran gazetede, okudukça dinledikçe ağzımdaki o lokma bir tokmak olup düğümleniyor boğazıma. Tıkanıyorum... Usul usul çayıma karışıyor gözyaşlarım, ılık ılık içiyorum çayımı. Bir anne yüreği gibi yanıyorum... Gene bir umutla güne başlayabilmek için, güneşi görmeye çalışıyorum, ama o çoktan terk etmiş şehri… Işığını söndürmüş, sisin içinde derin hüznünde... İçime bakıyorum, kanı hiç durmayan, o kapanmamış yara açılıyor yeniden... Düşünüyorum da “git kendini çok öldürmeden” diyecek ne çok sebep var şu yaşadıklarımızda... Barışın, huzurun kalmadığı Türkiye’de, içten ve dıştan seni öldürüyorlar dostum... Ölmeni istiyorlar, sen kendi yolunu seçmeden... Farkında mısın diye soruyorum kendime. Farkında mısın seni göz göre göre uyutuyorlar bu Ergenekoncu oyunlarla? Oysa her gün, canından bir can gidiyor farkında mısın? Bütün bu olan biten içinde hislerini kaybettiğinin de farkında mısın? Deniz Feneri ile sömürüldüğünü bilsen bile, derinden gelen o mahalle baskısına karşı duyarlılığını yitirdiğinin farkında mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka gibi, seni tüketiyorlar dostum günden güne... Bitiyorsun... Eriyorsun... Gücünü kaybediyorsun dostum farkında mısın? Yoksa sen, şehit kanından beslenen o şerefsiz politikanın kuklası mı oluyorsun? Konuşma yazma özgürlüklerin çoktan elinden alınmışken, susturulmuşken, her gün bu vatan için emek sarf etmeye devam ederken sadece bir köle mi oluyorsun? Oyunlar oynanıyor dostum... İktidara hoş görünen şeriat yanlısı basın-yayın çanak tutuyor bu oyunlara. Oyuna getiriliyorsun... Böyle çirkef bir çemberin içine alınıyorsun, sindiriliyorsun, eziliyorsun, susturuluyorsun... Özüne dönmeye çabalarken ama yazık seni ölüme sürüklüyorlar... Yaşayan ölülere benziyorsun... Ruhsuzlaşıyorsun...Kifayetsiz oluyorsun... Farkında mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman, git öyleyse onlar seni öldürmeden! Yoksa sen burda kalmaya devam edersen, ölümlerden ölüm beğeneceksin. Vatan uğruna çatışıp şehit düşmek olmasa da ölümün, değer mi bu can, sana ihanet etmiş bu vatana? Hayatını, bu orospu çocuklarına armağan etmeye değer mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklın başındayken bir kez daha düşün. Kafanı örümcekleştirme, öldürme kendini boş yere. Onurunu asla kaybetme, kimliğini koru. Kendini uzak tut ölüm tuzaklarından. Diplerinde dolanma, ferahlığa çık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Git öyleyse uzaksa uzak, her nerdeyse oraya git!&lt;br /&gt;Kendi kaderinle öleceğin huzur dolu hayatlara yelken aç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmenin anlamı “kaçmak” olsa bile, kaç bu yangın yerinden…&lt;br /&gt;Tutuşmadan kurtar bedenini….&lt;br /&gt;Ruhunu azat et huzura...&lt;br /&gt;Git çok uzaklara…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Git kendini çok öldürmeden -2&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar çok şey var ki anlatacak… Onları hangi kaba koysam, sığdırsam, sığmıyor, sığınamıyorum dostum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik kriz, ülkemi boydan boya sarıp sarmalamışken, insanlar iyice mutsuz, huysuz, hatta cani olmaya başlamışken ülkemin başbakanı hala gayet rahat manzarayı izlemekte…&lt;br /&gt;Uzağımda duruyor. Hem de çok uzağımda…&lt;br /&gt;Bize “soğan”ı layık görüp, kendisi ise bir başkasına, sırf oy uğruna su olmayan yere çamaşır makinası vererek açlığını yüzüne vuruyor tokat gibi…&lt;br /&gt;Acizliğinle, açlığınla alay ediyor, en çok da onurunla…&lt;br /&gt;Açığımızı bulmaya çalışıyorlar dostum görmüyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya peki, hapislerde çürütülmeye mahkum olan aydın insanlarıma ne demeli? Susturulmaya çalışılan, baskı altında tutulan aydın çevrelerini görebiliyor musun?&lt;br /&gt;Yoksa, bizleri de mi gömecekler dostum bir gün? Bizi de, belki üstünden, bilmem on yıl belki yirmi yıl geçtikten sonra bulacaklar mı? Bulsalar neye yarar ki toprağı kazmakla ellerine sadece bir kemik parçası geçecek… İz.. Sis mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dalgalarda boğuluyorum ben... Ergenekon dalgaları…&lt;br /&gt;Köpük köpük oluyor kafamın içi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanım, şerefim…&lt;br /&gt;Bayrağım, kanım, toprağım… Atatürk’üm... Benim tek sığınağım…&lt;br /&gt;Hep aklıma sen geliyorsun.&lt;br /&gt;Sen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türklüğün tartışıldığı&lt;br /&gt;Atatürkçülüğün tanınmadığı&lt;br /&gt;Din-dil-ırk ayrımının yapıldığı&lt;br /&gt;Kimliğimin sorgulandığı bu kapitalist dünyada ne onurum kaldı ne param…&lt;br /&gt;Harcanıyorum, yazık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmek o yüzden bu kadar uzak değil belki de…&lt;br /&gt;İpler seni asılmadan, sen git!&lt;br /&gt;Elini kana bulamadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varsın biri eksik olsun.&lt;br /&gt;O sen ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Git hadi!&lt;br /&gt;Git gidebilirsen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not:&lt;br /&gt;Kulağıma bir müzik sesi geliyor en son... O ses, ben oluyorum, o benim sesim...&lt;br /&gt;“ Yalnızlığım, yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin... Yalnızlığım, kanımsın, canımsın sen benim çaresizliğimsin”…&lt;br /&gt;Noktamı burada koyuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-4614256144134091747?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/4614256144134091747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/git-kendini-cok-oldurmeden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4614256144134091747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4614256144134091747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/git-kendini-cok-oldurmeden.html' title='Git kendini çok öldürmeden...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2743853449231844720</id><published>2009-03-06T06:44:00.000-08:00</published><updated>2009-03-09T01:59:24.478-07:00</updated><title type='text'>Genç kızlığım :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SbE6s3tk3ZI/AAAAAAAAABg/sAYCLre1Nlc/s1600-h/03.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310089978190290322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 210px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SbE6s3tk3ZI/AAAAAAAAABg/sAYCLre1Nlc/s320/03.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;İsimleri aklımda tutamam, tarihleri ise şifrelemem lazım zihnimde ancak o zaman aklıma gelir. Ama bir tarih var ki, aklımdan hiç çıkmaz. Ne zaman o tarihe yaklaştığımı farketsem, hep bir anım canlanır zihnimde. O ana geri döner, kulaklarım kızarır, bana şaşkın şaşkın bakan gözlere aldırmadan gülümserim aynen şimdi bunları yazarkenki gibi. Genç kızlık tarihine damgasını vurmuştur benim o şahane günüm :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutulmayan o meşhur gün: 8 Mart Dünya KADINLAR Günü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene bir 8 MART günü, sabah erkenden okul yollarına düşüyorum. Elimde sevmediğim derslerin kalın kitapları hem öyle ağırlar ki, kollarım kopuyor taşırken.&lt;br /&gt;Bir de çantam malum. İçinde saç kurutma makinasından tutun, annemin yemek kapları, makyaj aletlerine kadar bir sürü ıvır zıvır şeylerle dolu. Deprem çantası mübarek , epey ağır. Otobüs bekliyorum yarım saat kadar. Dersi kaçıracağım az kalsın. Nihayet otobüs geliyor. Çok şükür ilk ben atıyorum kendimi otobüse. Kentkartımı bulmaya çalışırken kitaplarım düşüyor elimden, kitaplarımı düşürmemeye çalışırken çantam omzumdan kayıyıor. Nasıl bir mücadele, nasıl bir mücadele… Ter basıyor nihayet kenkartımı çıkartıyorum çantadan. Kenkartımı bastıktan hemen sonra otobüs şöforu, bana dönüp “ Bugün dünya kadınlar günü, kadınlara ücretsiz” diyor o kaba sesiyle. Ben, onun ne dediğini tam kavrayamıyorum o sıra. Ya da şöyle de denebilir ; bana ne olduğunu pek farkedemiyorum. Bir hışımla, biraz da sesimi yükselterek “ Ben kadın değilim, sadece genç bir kızım “ diyorum. O kalın sesten çıkan “kadın” sözcüğü sanki bana “ KARI” anlamını ima ediyor, ya da denilebilir ki gene kendini kanıtlama çabası. Ama bu da ne gereksiz bir çaba? Elin şöforune, gençkızlığımı kanıtlasam nolur? Yavuklun mu olacak senin? :))) Komedi Rengin halleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi o gün otobüsün arka sıralarına nasıl ilerlemeye çalıştığımı bir de siz düşünün. Kıpkırmızı kulaklarla, kafamı yere düşürüp sürünerek gidiyorum adeta. Hala nasıl söylediğimi bilemiyorum. Bu ne cesaret ? Bu ne delilik? Alemsin Rengin, alem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala büyümedin… Ah Rengin , cinsellik bilginin kıt olduğu o zamanlardan belliymiş.&lt;br /&gt;Şu an ise, anne ve kadın ayrımındasın ama hala öyle safsın ki. Allahtan çoktan evlendin, güvendesin. Sarı, küçük gelin halinden çık bakalım artık! Annenin en çok sevdiği kırmızı ruju da sürmüşsün dudağına… Küçük kadın edalarında duruşun... Bırak artık bu modu, bak sen de bir gün anne olacaksın… Genç kızlığın sona erecek artık kıtır olacaksın :)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2743853449231844720?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2743853449231844720/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/genckzlgm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2743853449231844720'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2743853449231844720'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/genckzlgm.html' title='Genç kızlığım :)'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/SbE6s3tk3ZI/AAAAAAAAABg/sAYCLre1Nlc/s72-c/03.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-2114707799652073751</id><published>2009-03-03T10:17:00.000-08:00</published><updated>2009-03-06T06:44:30.546-08:00</updated><title type='text'>Korku krallığım</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Pazar akşamından beri aklımın köşesinden çıkmıyor.&lt;br /&gt;Kendini, zihnimde canlı tutmak istercesine yatağımın başucunda, o boş beyaz gazete hala duruyor.&lt;br /&gt;Önüm arkam sobe der gibi.&lt;br /&gt;Önü arkası boş...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Boşluklar, beni her zaman derin kuyularına sürüklemiştir.&lt;br /&gt;Boş bırakılan bir yer.&lt;br /&gt;Boş bir vakit.&lt;br /&gt;Boşluklarını dolduracağım bir cümle.&lt;br /&gt;İçinden çıkamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte aynı etkiyi, o gazete yaptı bana.&lt;br /&gt;İçinden çıkamadım.&lt;br /&gt;Beyaz bir kefene sarılmış gibiydi makaleler...&lt;br /&gt;Bir ölünün hatırasını canlandırır gibi.&lt;br /&gt;Elime aldığımda ilk şaşırmıştım oysa.&lt;br /&gt;Ama sonra şaşkınlığım korkuya dönüştü.&lt;br /&gt;Ürperdim...&lt;br /&gt;Neler aklıma gelmedi ki...&lt;br /&gt;Geçen gün okuduğum bir roman yoksa gerçek miydi?&lt;br /&gt;Afganistan bir zamanlar güneşli miydi?&lt;br /&gt;Ya İran’a ne demeli? Herşey 3 sene de olup bitivermişti?&lt;br /&gt;Bulutlandı kafamın içi.&lt;br /&gt;Köşelere sıkıştım.&lt;br /&gt;Sessiz bir öfkeye dönüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman bir boş sayfa açsam defterimden sanki o ana geri dönüyorum.&lt;br /&gt;Yeniden yineleniyorum.&lt;br /&gt;Korku krallığına buyur ediliyorum.&lt;br /&gt;Dişlerimi sıkıyorum inatla.&lt;br /&gt;Tükürük doluyor ağzımın içi.&lt;br /&gt;Kötü düşüncelerin kelimelerini biriktiriyorum.&lt;br /&gt;Kendime zarar veriyor bazen ateşim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yanıyor içim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Buram buram yanmaktan bakalım hangi gün küle döneceğim?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-2114707799652073751?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/2114707799652073751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/korku-krallgm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2114707799652073751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/2114707799652073751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/korku-krallgm.html' title='Korku krallığım'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3868159230419992586.post-4157427432554666220</id><published>2009-03-03T06:12:00.000-08:00</published><updated>2009-03-03T06:18:32.968-08:00</updated><title type='text'>Başka dünya burası...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ellemeyin sakın…Beni rahatsız etmeyin.&lt;br /&gt;Sizden çok uzak, başka bir dünya burası. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Ben ordayım.&lt;br /&gt;Uçuyorum sanki ordayken…&lt;br /&gt;Altımda ne sihirli halım, ne de elimde Alaadin’in lambası var.&lt;br /&gt;Güzel bir dünya burası…&lt;br /&gt;Savaş yok, kin yok, dert yok…&lt;br /&gt;Kötülüğün yeri hiç yok…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usul usul dalgaların üstünden geçiyorum müziğin sesiyle…&lt;br /&gt;Ufuğa kavuşmanın özlemi hep içimde…&lt;br /&gt;Şarap olmuş içtiğim su.&lt;br /&gt;İçtikçe kendimden geçiyorum.&lt;br /&gt;Başımı göğe kaldırıp, soluğum kesilene dek ;&lt;br /&gt;“Seni seviyorum…”&lt;br /&gt;“Seniiii seviyorum…”&lt;br /&gt;“Seni seviyorum hayat!” diye bağırıyorum.&lt;br /&gt;Haykırırken göğe, gözlerim yanıyor.&lt;br /&gt;Güneş gözlerinle seviliyorum…&lt;br /&gt;Tenim yanıyor aşkla…&lt;br /&gt;Meltem yanımda nasıl olsa ,üfleyip geçiyor…&lt;br /&gt;Üf…üff…aman canın yanmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın beni doğaya...&lt;br /&gt;Ben onlarla cilveleşiyorum…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3868159230419992586-4157427432554666220?l=wordsofclementine.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/feeds/4157427432554666220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/baska-dunya-buras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4157427432554666220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3868159230419992586/posts/default/4157427432554666220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://wordsofclementine.blogspot.com/2009/03/baska-dunya-buras.html' title='Başka dünya burası...'/><author><name>clémentine</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17922626132092460729</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vXCyqpGjscU/Sa1K6aTeP-I/AAAAAAAAAAg/s21hSpdOp1Y/S220/G_r_nt_059.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
